12 Kasım 2020 Perşembe

Renault Kangoo ve Express


Renault'nun 13 yıldır küçük güncellemelerle ürettiği Kangoo modeli sonunda yenileniyor. Üstelik 3. nesil Kangoo, 1997 yılında yerini aldığı Express model adını da beraberinde getirecek. Aracın yapısındaysa önemli yenilikler sunuluyor.

Eskisinden çok daha köşeli bir yze sahip olan Kangoo'nun LED farları, kromajlı panjuru ve küçük LED sis farları binek Renault modellerini aratmıyor. B ve C sütunları siyaha boyanan aracın arka kısmındaysa eskisinden çok daha kısa tutulan LED stoplar bulunuyor. Aracın ana hatlarının, geçtiğimiz yıl tanıtılan Kangoo ZE konseptine benzemesi rastlantı değil.

Kangoo'nun sunduğu iki büyük yenilik var. Bunlardan ilki, B sütunu bulunmayan yan yükleme kapısı. Bu sayede 1.41 metrelik bir açıklığa sahip olan yan bölümden iç mekana ulaşılabiliyor. Katlandığında zeminle eş yükseklikte olan ön yolcu koltuğu da ikinci akılcı çözüm. Bu arada standart Kangoo'nun yükleme hacmi 3.3 ile 3.9 metreküp arasında değişirken uzun aks mesafeli araçlarda hacim 4.2 ile 4.9 metreküp arasında.

İç mekanı da markanın binek modellerini aratmayan Kangoo'da bu bölümde de daha köşeli çizgiler kullanılmış. Orta konsolun üsr kısmına yerleştirilen dokunmatik ekran ve köşeli havalandırma ızgaraları haricinde Clio'da da kullanılan direksiyon simidi ve gösterge paneli dikkatlerden kaçmıyor.

Gelelim Express'e. Büyük ihtimalle Dacia Dokker olarak da anılacak olan otomobilin görünümü Kangoo'dan farklı. Daha küçük farlar ve daha basit bir tasarıma sahip ön tampon haricinde Dokker'ın öne çıkan B ve siyah renkli C sütunlarına sahip araç siyah renkli yan korumalara sahip ve daha yüksek yapılı.

İç mekanında da farklılıklar olan Express'in dokunmatik ekranı daha aşağıya alınmış ve orta havalandırma ızgaraları birleştirilmiş. Vites kolu da tabana alınan modelin ön yolcu ilerisinde yer alan konsol kısmı da daha basit tasarımıyla öne çıkıyor.

Motor seçenekleri henüz açıklanmayan Kangoo'da Renault'nun binek modellerinde de kullanılan benzinli ve Diesel ünitelerin kullanılması sürpriz olmayacak. Ayrıca güncel modellerde olduğu gibi yeni nesil Kangoo'nun da elektrik motorlu seçeneği bulunuyor.

Porsche Vision 916 ve Vision Spyder


Porsche'nin gizli konseptlerini tanıtması sonrasında başladığımız liste devam ediyor. Sırada iki küçük sporcu var. Araçlardan biri tamamen elektrikli, diğeriyse tarihin en ünlü Porsche modellerinden bir tanesine göndermeler yapıyor.

2016 yılında ortaya çıkan Vision 916, klasik 916'nın ismini taşıyor olsa da görünümü çok daha şık. Yuvarlak hatlara sahip, alçak yapılı otomobil, dev jantlar ve bu jantlara uygun şişkin çamurluklarla dikkat çekiyor. Her iki tamponunda da sofistike aerodinamik elemanlar bulunan konsept dört elektrik motoruna sahip.

İkincis konseptse James Dean'in 550 Spyder'ına göndermelerle dolu. "Little Bastard" takma isimli bu aracın ardından gelen konsepte "Little Rebel" takma adını uygun gören Porsche, klasik aracın modern bir yorumunu ortaya koymuş.

550'nin aksine köşeli hatlara sahip olan otomobilin önünde küçük bir cam yer alsa da tavanı bulunmuyor. Geniş hava girişlerine sahip ön tamponunda yer alan "551" armasıyla da 550'nin takipçisi olduğunu belli eden konseptin üzerinde görülen 131 sayısı da Dean'in aracında kullanılan 130'un takipçisi.

Porsche 904 ve Le Mans Living Legend


Porsche'nin geçmiş konseptlerini tanıtma serimize devam ediyoruz. bu sefer sırada "Living Legend" olarak adlandırılan ikili var. İkisi de küçük spor otomobiller olan bu konseptler tanıdık temellere sahip.

2014 yılında Volkswagen'in XL Sport konseptini tanıtması birçok markayla birlikte Porsche'nin de dikkatini çekmiş. Hatta markanın tasarım birimi, karbon monokok şasiyle donatılan bu aracı o kadar sevmiş ki kendisi üzerine bir konsept bile geliştirmiş.

Kompakt yapısıyla dikkat çeken otomobil, Volkswagen logolu kardeşinde olduğu gibi yukarıya doğru açılan kapılara sahip. Arka bölümü bu otomobilinkinden daha yüksek olsa da yine damla formunu koruyan 904'ün daha geniş çamurlukları ve difüzörün kenarlarına alınan çift egzoz çıkışı dinamik bir duruş sağlamış.

Şu sıralar 718 Cayman modeli Alpine A110 ile karşılaştırılan Porsche aslında 2016 yılında bu otomobilin karşısına daha çok yakışacak bir model üzerinde çalışmış. Le Mans Living Legend isimli konseptini Boxster temelleri üzerine geliştiren Alman üretici ortaya çok şık bir konsept çıkarmış.

Yukarıya doğru açılan kapılarla donatılan otomobil 911'in ön görünümüne sahip. Burada kullanılan sis farlarıyla Alpine'e göz kırpan model, yolcuların arkasına yerleştirilen motoru soğutmak için tavan ve yanlarda hava girişleri sunuyor.

Yüksek sayılabilecek arka bölümünde çift camlı bir tasarım benimseyen Porsche, seviyesi ayarlanabilir spoiler ve güncel 911 modellerine göndermeler yapan LED stoplarla marka yazısını bu araçta kullanmış. Ayrıca merkeze yakın yerleştirilen egzoz çıkışları da aracın dinamik yapısını pekiştirmiş.

Porsche 911 ve Macan Vision Safari


Porsche, uzun süredir gizli saklı kalan konseptlerini birden bire herkesle paylaşmaya karar verdi. Markanın birçok farklı modelini temel alan bu tek örnek araçlar arasında iki tanesi arazide yarışmak için hazırlanmış.

2012 yılında, 991 kodlu 911 temelleri üzerine geliştirilen 911 Vision Safari, aracın 70'li yıllarda Safari rallisinde kaydettiği başarıları kutlamak amacıyla geliştirilmiş. Yükseltilmiş süspansiyon sistemi, kalın yanaklı lastikler ve genişletilmiş çamurluklara sahip olan modelde büyük sabit spoiler, dörtlü egzoz çıkışı, difüzör ve bütün gövde parçalarının alt bölümüne eklenmiş korumalar dikkat çekiyor.

Port bagaj raylarına da sahip olan bu 911 konsetinin tavanında LED spotlar yer alıyor. Ayrıca ön tampona da sis farları eklenmiş. Ralli kokan iç mekana eklenen ilginç detaylardan birisi de yolcuların kaskları içerisine hava yönlendiren ve motor soğutma sisteminin pervanelerini kullanan serinleme aparatı.

Vision Safari armasını kullanan ikinci konseptse Macan temelli. Yine genişleyen çamurluklar ve daha bütük lastiklerle karşımıza çıkan araç aslında birebir boyutlu bir model. Üç kapılı gövdeye sahip olan bu özel Macan'da ön çamurluklar arkasına açılmış hava çıkışları, tavana eklenen spotlar, metal depo kapağı, hemzemin kapı kolları ve büyük spoiler gibi detaylar göze çarpıyor. Bu konseptse 2013 yılında ortaya çıkmış.

Audi RS6 GTO


Audi, sürpriz bir şekilde çılgın görünümlü bir konsept araçla karşımıza çıktı. RS6 temelleri üzerine geliştirilen otomobil 1989 Audi 90 Quattro GTO'ya göndermeler yapan bir dış görünüme sahip.

GTO konseptiyle RS6 tam bir yarış otomobiline dönüşmüş. Modelin yenilikleri arasında dev bir hava girişine sahip ön tampon, kırmızı şeritle öne çıkarılmış splitter, kaputa eklenen hava çıkışları, genişletilen ön çamurlukların arkasına açılmış hava çıkışları, büyük spoiler, difüzör ve arka tampon altına eklenmiş aydınlatmalar bulunuyor.

Aracı 30 yıl öncesinin IMSA yarışçısına benzeten asıl detaylarsa arka tekerleklerin önüne alınan egzoz çıkışları ve çıkıntı yapan, tek bijona sahip jantlar. Bu jantlar, eski araçta daha da derin bir görünüme sahip olarak sunulmaktaydı. Ayrıca egzoz çıkışları da ön lastiklerin arkasına daha yakındı.

İç mekanı da pist yarışları için modifiye edilmiş olan konseptin iç mekanında karbon fiber yarış koltukları, 6 noktadan bağlantılı emniyet kemerleri, tam boy takla kafesi, arka koltuk iptali ve bardaklıkların yerini alan kumanda düğmeleri görülebiliyor.

11 Kasım 2020 Çarşamba

BMW iX


2000'li yılların başında elektrik motorlu otomobillerin tasarımları, markaların diğer modellerinden çok farklıydı. Günümüzde birçok üretici bu akımın tersine doğru yol alıp daha sade duran elektirkli modellerini piyasaya sürse de BMW bambaşka bir yolda ilerliyor.

Markanın, kendi platformuna sahip ilk elektrikli SUV modeli iX'in köşeli hatları, kendisini bir DS'e benzetmiş. İnce yapılı farlar ve büyük boyutlu, kapalı ön panjur, ön kısımda dikkat çekerken büyük jantlar ve ilginç bir şekilde tasarlanmış çamurluklar yanda en çok dikkat çeken ikili.

D sütunu çift parçalıymış gibi duran otomobilin kapı camlarında çerçeve bulunmuyor. Ayrıca kapı kolları da içerlek tasarıma sahip. Arka bölümde bir spoiler, ince uzun LED stoplar ve neredeyse hiç çıkıntı yapmayan bir tampona sahip olan modelde bir de difüzör kullanılıyor.

İç mekanda da bizleri sert köeşlerle karşılayan otomobilde iki kollu ve altıgen direksiyon simidi ilk dikkat çeken detay. Dijital gösterge tablosu ve büyük dokunmatik ekranın haricinde ince yapılı havalandırma ızgaraları, yüzer orta konsol, sabit kafalıklı ön koltuklar ve şeffaf kumanda elemanları gözlerden kaçmıyor.

Sunduğu bir çift elektrik motoru sayesinde dört tekerlekten çekişli olan iX'in teknik detayları henüz kesinleşmemiş olsa da aracın 500 beygir üzerinde güç üreteceği ve 0'dan 100 km/s sürate 5 saniyenin altında ulaşacağı kesinleşti. Ayrıca 100 kWh üzerinde kapasite sunacak bataryalar da araca 600 km üzerinde menzil verebilecek. Otomobilin 200 kW hızlı şarjı destekleyeceği de gelen bilgiler arasında.