13 Ocak 2014 Pazartesi
Chrysler 200
A.B.D.'nin batıp çıkan markalarından olan Chrysler atak yapmaya devam ediyor. Kontrolün Fiat'a geçmesinin ardından gözle görülür şekilde farklılaşmaya başlayan üretici 200 modelinin yeni nesil modellerini Detroit'te sergileyecek.
Yuvarlak hatlara sahip bir tasarım sunan yeni nesil 200 ince yapılı ön panjur, LED aydınlatmalara sahip farlar, kromajlı süslemeler, 17, 18 ve 19 inç çaplı jant seçenekleri, coupé gibi görünen ve dar açıyla geriye doğru alçalan tavan çizgisi, Infiniti ve Audi modellerini andıran arka tasarım ve çift egzoz çıkışı dikkat çekiyor.
İç mekanında kardeşi Dart'ın izlerini görmek mümkün olan 200'de şık metal süslemeler ve deri döşemeler dikkat çekerken sıfır konumunda zemini gösteren göstergeler, yüksek yan desteklere sahip ön koltuklar, dev bir dokunmatik ekrana sahip orta konsol, yatık tasarıma sahip ve havalandırma kumandalarına da ev sahipliği yapan vites konsoluyla bu bölümün altında sunulan büyük göz farklı detaylar.
İki adet benzinli motor seçeneğine sahip, Alfa Romeo Giulietta temelli otomobilin 2.4 litre hacimli motoru 184 beygir güç, 235 Nm tork üretebilirken 3.6 litre hacimli v6 295 beygir güç, 355 Nm tork üretebiliyor. Opsiyonel olarak dört tekerlekten çekiş sistemiyle donatılabilen araçlarda 9 ileri vitesli otomatik şanzıman standart olarak sunulacak.
Radical RXC Turbo
İngiliz merkezli üretici Radical yine dikkatleri üzerine çekiyor. RXC modeline yeni bir motor seçeneği ekleyen firma otomobili pistler için hazırlamış olsa da yol kullanımı için de aksesuarlar sunulmakta.
4.300 mm boya, 1.960 mm genişliğe ve 1.127 mm yüksekliğe sahip olan otomobil yukarıya doğru açılan kapıler, 17 inç çaplı jantlar ve iddialı bir aerodinamik kit gibi bir yarış otomobilinin sahip olması beklenen bütün donanımlara sahip. Önde 330, arkadaysa 310 mm çaplı disklere sahip olan otomobilin kaliperleri de 6 pistonlu.
Ayarlanabilir direksiyon simidi ve pedallar, tam boy takla kafesi, yarış koltuğu ve altı noktadan bağlantılı emniyet kemerlerine sahip olan araçta günlük kullanıma uygun klima ve ısıtmalı ön cam gibi aksesuarlar da yer alıyor.
Kaputunun altında görev yapan çift turbo beslemeye sahip 3.5 litre hacimli v6 motor Ford raflarından alınsa da bu araçta 460 beygir güç, 680 Nm tork üretebiliyor. 940 kg ağırlığa ve 7 ileri vitesli, yarı otomatik şanzımana sahip olan RXC Turbo 0'dan 96 km/s sürate 2.6 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 300 km/s.
GMC Canyon
Bu yıl Detroit'te tanıtılacak yeni nesil araçlar arasında GMC'nin küçük pick up modeli Canyon'ın yenilenen versiyonları da bulunuyor. Büyük kardeşlerinde görülebilen yeni tasarım anlayışına sahip olan araçlarda yine farklı motor ve gövde seçenekleri sunuluyor.
Köşeli çizgileriyle kardeşi Sierra'yı andıran araçta LED gündüz farları, dev ön panjur, 6 bijonlu ve 17 inç çaplı jantlar, şişirilmiş çamurluklar, şeffaf stoplar ve uçlarında basamaklara sahip arka tampon bulunurken gövde seçenekleri kısa ve uzun kasa ile dört ve iki kapılı olarak farklılaşıyor.
İç mekanında da aileye olan benzerliği süren aracın göstergeleri derine yerleştirilirken dört kollu direksiyon simidi çok fonksiyonlu. Vites kolu da artık direksiyon kolonunda olmayan otomobilin orta konsolunda büyük bir dokunmatik ekran, dik yerleştirilmiş havalandırma ızgaraları ve havalandırma kumandaları yer alıyor.
Kaputunun altında ilk etapta iki adet benzinli motor seçeneği sunacağı açıklanan Canyon'da kullanılacak 2.5 litre hacimli ünite 200 beygir güç, 258 Nm tork üretebilirken 3.6 litre hacimli v6 motor 305 beygir güç, 365 Nm tork üretebiliyor. 2016 model yılında 2.8 litre hacimli bir turbo Diesel motor da seçeneklere eklenecek.
Audi Allroad Shooting Brake
Geçtiğimiz haftalarda tasarım dilini değiştireceğini açıklayan Audi 2014 Detroit otomobil fuarı sırasında sergileyeceği konsept aracını tanıttı. Pek çaktırmasa da 3. nesil TT'nin detaylarını bizlerle paylaşan otomobilin genel hatlarıysa markanın son dönem konseptlerinden farklı değil.
4.200 mm boya, 1.850 mm genişliğe ve 1.410 mm yüksekliğe sahip olan aracın aks mesafesiyse 2.510 mm olarak açıklanıyor. Köşeli hatlara sahip olan dış görünümünde altıgen ön panjur, yanlara doğru genişleyen ön tampon, LED aydınlatma grubu, 19 inç çaplı jantlar ve alt kısmı siyah renkli plastikle kaplı gövde dikkat çekerken arka kısımda TT'nin etkileri daha net bir şekilde görülebiliyor.
Daha önce TT'de kullanılacağı açıklanan tamamı ekrandan oluşan gösterge paneli, yuvarlak havalandırma kanalları ve alt kısmı düzleştirilmiş direksiyon simidi sürpriz yaratmazken orta konsolda olmasını beklediğimiz kumanda düğmelerinin direksiyon simidi, vites konsolu ve havalandırma çıkışları arasında paylaştırılmış olması gözden kaçmıyor.
Kaputu altında hibrit bir ünite barındıran konseptin benzinli motoru 2 litre hacimli ve turbo beslemeye sahip. 292 beygir güç, 380 Nm tork üretebilen bu motora yardım eden ilk elektrik motoru 57 beygir güç, 270 Nm tork üretebilirken arka aksa yerleştirilen ikinci elektrik motoru 155 beygir güç, 270 Nm tork sağlayablmekte.
Karma çalışmada 408 beygir güç, 650 Nm tork üretebilen araçta kullanılan 6 ileri vitesli otomatik şanzıman 1.600 kg boş ağırlığa sahip gövdeyi 0'dan 100 km/s sürate 4.6 saniyede ulaştırabilirken maksimum sürat 250 km/s'te sınırlandırılmış. ortalama yakıt tüketim değeri 1.9 litre/100 km olarak açıklanan konsept sadece elektrik motorlarını kullanarak 50 km menzile ulaşabiliyor.
9 Ocak 2014 Perşembe
Hyundai Santa Fe 2.0 CRDI Shiftronic
Hyundai'nin bir süredir devam eden yeni model atağının bir ayağı da SUV segmentinde yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda test ettiğim ix35'in aksine 2012 yılında tamamen yenilenerek karşımıza çıkan araç markanın yeni tasarım anlayışının bir ürünü.
Türkiye'de satılan en büyük Hyundai modeli olan Santa Fe aslında Amerika'da Santa Fe Sport ismiyle pazarlanan daha küçük modelin ta kendisi. Birden bire üreticinin en iddialı görünüme sahip araçlarından birisi haline gelen Santa Fe Türkiye'nin astronomik vergileri de göz önüne alınarak ülkeye özel bir motor seçeneğiyle donatılmış.
Dış Mekan
Yeni nesil Santa Fe Hyundai'nin daha köşeli hale gelen tasarım anlayışını başarılı bir şekilde yansıtıyor. Oranları iyi ayarlanmış olan çizgiler sayesinde dengeli ve güçlü görünen aracın tasarımını beğendiğim sanırım anlaşılmıştır. Detaylarda büyük atılımlar bulunmasa da ortaya çıkan son ürün etkileyici.
Kromajlı altıgen ızgara ve ön tampon tasarımıyla heybetli görünen otomobilin xenon farları geriye doğru uzatılmış. Hafifçe genişletilmiş çamurluklar ve altlarını doldurabilen koyu renkli, 19 inç çaplı jantlar yan basamaklarla birleşince güçlü duruşu tamamlamış. Yan aynalara sinyal entegre eden Hyundai sade görünümlü arka kısımda çift egzoz çıkışı, spoiler ve önde olduğu gibi metalik gri renkli tampon koruması sunuyor.
Santa Fe'nin göründüğünden daha kompakt bir araç olduğunu ölçülere bakarak söylemek mümkün. Toyota RAV4 ve Honda CR-V gibi modellerin rakibi olan otomobilin 2.700 mm'lik aks mesafesi bir Toyota Corolla ile aynıyken 4.690 mm'lik boy da bu aracınkinden 7 cm uzun. Genişlik 1.880 mm olarak açıklanırken yükseklik 1.685 mm.
İç Mekan
Sürücü kapısının iç kısmında çift renkli plastik kaplamalarla kol dayanağında deri döşeme görülebilirken bu bölümdeki gözler ortalama büyüklükte ve şişe tutacağına sahip. Havalandırma ızgaraları, kapı iç kaplamaları ve kapı kolu gibi yerlerde bulunan mat metalik kaplamalar şık görünürken sürücü koltuk hafızası ile elektrikli cam ve ayna kumandaları kapı koluna yerleştirilmiş.
Orta kısımlarında dijital bölümler yer alan çift dairesel gösterge ix35 ile paylaşılırken üzerinde yol bilgisayarı, telefon, hız sabitleme ve ses sisteminin kumanda düğmeleri bulunan deri kaplı direksiyon simidi farklı. Çift renkli ön konsolun en üst kısmında kapaklı bir göz bulunurken orta konsolda dik yerleşime sahip havalandırma ızgaraları, dokunmatik ekrana sahip ses sistemi ve dijital gösterge paneline sahip havalandırma sistemi görülebiliyor.
Vites konsolunun önünde çakmak, 12 Volt soket, Aux ve USB girişleriyle birlikte kapaksız bir göz bulunurken daha geride vites kolu, ön koltuk ısıtma kumandaları, park sensörü ve otomatik park yardımcısını çalıştıran düğmelerle elektronik park freni butonu dikkat çekiyor. Köşeli tasarımın yansıdığı yerlerden olan vites konsolunun gerisinde iki bardaklık bir küçük kapaksız göz ve alt kısmında oldukça derin bir bölmeye sahip kol dayanağı yer alıyor.
Arka kapılar içerisinde de makul büyüklükte gözler sunan Santa Fe'nin ikinci koltuk sırası oldukça değişken. İki parçalı olarak ileri geri kaydırılabilen ikinci koltuk sırasının sırtlıkları da ileri ve geri yatırılabiliyor. Orta kısımda, gizli bardaklıklara sahip bir kol dayanağı bulunurken bu bölüme özel havalandırma ızgaraları B sütununa yerleştirilmiş. İkinci koltuk sırası için de koltuk ısıtması sunan Hyundai bu bölümde de 12 Volt elektrik soketine yer vermiş.
İkinci sıra devirilerek geçilen üçüncü koltuk sırası gerek duyulduğunda bagaj zemininden çıkıyor ve iki kişilik oturma kapasitesi sunuyor. Bu bölüme de kapaksız gözler ekleyen Hyundai ayrı havalandırma ızgaralarının yanında bu sıraya özel havalandırma hızı ayarı da sunuyor.
Üçüncü koltuk sırası katlandığında 516 litre hacimli bir bagaja sahip olan Santa Fe'de bu hacim, ikinci sıranın da katlanmasıyla 1.615 litreye ulaşıyor. Bagaj bölümünde ikinci koltuk sırasının yatırılma kumandaları ve 220 Volt soketi bulunmasıysa şık detaylar olarak dikkat çekiyor.
Konfor
Hyundai'nin bu modelde yüksek konfor seviyesiyle arasının iyi olduğu rahatlıkla görülebiliyor. Orta sertliğe sahip süspansiyon sistemi ve 19 inç çaplı jantlara rağmen çok ince yanaklara sahip olmayan lastikler sert bir sürüş sunmuyor. Rahat koltuklar ve başarılı motor sesi izolasyonu da eklenince stres seviyeniz iyice düşüyor.
Lüks içinde seyahat etmenizi sağlayan donanımlara bir göz atacak olursak deri döşemeler, bir ve ikinci koltuk sıraları için sunulan üç ve iki kademeli koltuk ısıtıcısı, üç koltuk sırası için de çıkışları bulunan tam otomatik havalandırma sistemi, deri kaplı ve ısıtmalı direksiyon simidi, elektrikli cam ve aynalar, açılabilir panoramik cam tavan, elektrikli sürücü koltuğu, ileri geri kaydırılabilen ve sırtlıkları yatırılabilen ikinci koltuk sırası, hız sabitleme ve sınırlama sistemleri, yol bilgisayarı, Bluetooth bağlantısı, USB ve Aux çıkışlarına sahip, CD ve MP3 çalabilen ses sistemi gibi donanımların standart olarak sunulduğu görülebiliyor.
İş park etmeye geldiğinde de sürücüsünü üzmeyen Santa Fe'de ön ve arka park sensörlerinin yanında geri görüş kamerası ve park yardımcısı bulunuyor. Üstelik bu yardımcı çoğu araçta olduğu gibi küçük yerlerden korkmuyor. Hatta yaptığım denemelerde, bazı hallerde "Türk modu" gibi bir hale bürünen sistem aracın sığmayacağı yerlere çapraz girip bir tekerleği kaldırıma bile çıkardı.
Aracın genişlik ve yüksekliği sayesinde başarılı seviyede olan omuz ve baş mesafelerini ilk iki sırada sorun yaratmayan diz mesafesi de takip ederken üçüncü sıra daha çok küçük çocuklar için düşünülmüş. Daha uzun aks mesafesine sahip "Asıl" Santa Fe bu bölümde de makul bir yaşam alanına sahip olsa da Avrupa pazarında satılan model bu konuda o kadar iddialı değil.
Santa Fe'nin en büyük konfor donanımıysa şüphesiz otomatik şanzımanı. 6 ileri vitese sahip tam otomatik ünite sarsıntıız geçişleri ve koldan manuel kullanım özelliğiyle dikkat çekiyor.
Sürüş
Yüksek ve ağır bir araç olsa da Santa Fe'nin sürüşü dikkat çekici şekilde binek otomobillerinkine yakın. Rahatsız edici salınımlar yaşatmayan süspansiyon sistemi ve 235/55-19 ölçülerine sahip lastiklerin birleşimi dengeli bir yol tutuş performansını garanti altına alıyor. Dört tekerlekten çekiş sisteminin de avantajıyla yola sıkı tutunan Santa Fe aynı başarıyı çok zorlu olmayan arazi şartlarında da tekrarladı.
Özellikle baldır bölgesinde başarılı destekler sunan ön koltuklar ve üç kademesi olsa da Sport modunda bırakılması yerinde olacak direksiyon sistemine dört tekerlekten çekiş sistemi eklendiğinde bu yükseklikte bir araçtan beklenmeyecek yanal ivmelerle karşılaşılabiliyor. Yol sesi izolasyonu da başarılı olan Santa Fe'nin harici sesler konusunda biraz daha çalışması gereken konuysa rüzgar sesi.
Bir spor otomobil olmasa da yere sabitlenen gaz pedalı kullanan Santa Fe'nin pedal reakiyonlarıysa konfora yönelik. Hem gaz hem de fren pedalları belli bir açıdan sonra hissedilir şekilde tepki veren aracın bu özelliğine alıştıktan sonra kullanımı oldukça konforlu. Bu arada fren sisteminin acil durumlarda bile dengeli duruşlar sağladığını da belirteyim.
Türkiye'nin her geçen gün daha da kötüleşen vergi sistemine ayak uydurabilmek için güçlendirilen 2 litre hacimli turbo Diesel motoru 184 beygir güç, 400 Nm tork üretebilen Santa Fe 6 ileri vitesli otomatik şanzıman ve dört tekerlekten çekiş sistemini standart olarak sunuyor. 2 tonu aşan ağırlığa sahip olan araç 0'dan 100 km/s sürate 10.9 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 190 km/s.
Geniş ön kesit, 2 ton ağırlık, dört tekerlekten çekiş sistemi ve otomatik şanzıman gibi özelliklerle birleştiğinde mucize yaratması pek beklenmeyen motor 110-120 km/s sabit süratli kullanımlarda 7 litre/100 km civarında bir yakıt tüketimi sunabiliyor. Daha hızlı sürüş ve şehir içi gezmeleri de eklenince test ortalaması 9 litre/100 km seviyesinde gerçekleşti.
Fiyat/Donanım
Teste aldığım gün fiyatı 166.000 TL olan Santa Fe'nin son ÖTV bindirimleri sonrasında 2013 modelleri için fiyatı 187.000 TL'ye ulaştı. Zengin standart donanım geleneğini sürdüren Hyundai bu aracı da tıka basa doldurmuş.
Sadece 2 litre hacimli turbo Diesel motor ve dört tekerlekten çekiş sistemiyle sunulan Santa Fe'nin donanımında 6 ileri vitesli otomatik şanzıman, elektrikli cam ve aynalar, xenon farlar, LED gündüz aydınlatması, far yıkama sistemi, açılabilir panoramik cam tavan, hız sabitleme ve sınırlama sistemleri, ön, yan, perde ve sürücü diz hava yastıkları, yokuş iniş yardımcısı, ön ve arka park sensörleri, geri görüş kamerası, deri koltuklar, bir ve ikinci koltuk sırasında ısıtma, otomatik park yardımcısı, direksiyon ısıtması, üçüncü koltuk sırası, yol bilgisayarı, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, Aux ve USB portları sunan, CD ve MP3 çalabilen ses sistemi, çift bölgeli otomatik klima ve Bluetooth bağlantısı bulunuyor.
Sonuç
Her geçen gün kendisini geliştiren firmaların başında gelen Hyundai, Santa Fe modeliyle de maratona devam ediyor. Yeni görünümüyle markanın giderek köşeli bir hal alan tasarım anlayışını yansıtan SUV geniş iç mekanıyla da ailelerin isteklerini karşılayabilecek özellikler sunuyor.
Sürekli artan vergiler nedeniyle fiyatı da yükseliyor olsa da bu açığı çok zengin olan donanım listesiyle kapatmaya çalışan Sante Fe performans bölümünde geride kalmamak için de 2 litre hacimli turbo Diesel motorunu Türkiye pazarına özel olarak güçlendirdi. Otomatik şanzıman konforu ve dört tekerlekten çekiş avantajını da listeye ekleyen araç eskisinden çok daha başarılı.
Fotoğraflar
Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.
Volkswagen Passat BlueMotion
Volkswagen ailesinin göreceli olarak daha tutumlu modellerine verilen isim olan BlueMotion yine bir Passat'ta. Yalnız bu sefer otomobil Amerika kıtasında satılan versiyon.
Görünümü, bu kıtada satılan ve Avrupa versiyonlarından büyük olan Passat modellerinden farklı olmayan aracın bagaj kapağı üzerine küçük bir spoiler eklenmiş.
İç mekanında da dikkat çekici bir yenilik olmayan konseptin koltuk döşemelerinde mavi renkli ince çerçeveler kullanılırken konsolda da karbon fiber görünümlü kaplamalar görülebiliyor.
Avrupa'da bir süredir 1.6 litre hacimli turbo Diesel üniteyi kullanan Passat BlueMotion okyanusun diğer tarafında 150 beygir güç, 250 Nm tork üretebilen 1.4 litre hacimli benzinli motora sahip. Start/Stop, silindir iptal etme fonksiyonu ve DSG ile donatılan otomobilin otoyolda yakaladığı ortalama yakıt tüketimse 5.6 litre/100 km.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













