27 Ekim 2011 Perşembe

Audi A4


BMW'nin 3 Serisi'ni yenilemesinin hemen ardından bir diğer Alman üretici Audi, aynı segmentte yer alan modeli A4'ü makyajladı. Teknik anlamda büyük yenilikler sunmayan makyajlı modelin özellikle ön görünümü değişmiş.

Ön panjuru yeni nesil Audi modellerinde olduğu gibi altıgen bir şekil alan otomobilin tamponu da yeniden şekillendirilirken farların tasarımı da A6 modellerini andırıyor. Yeni jant seçeneklerine kavuşan otomobilin arka tampon alt kısmı da hafifçe makyajlanırken stopların içerisinde yer alan LED aydınlatma grubunun da oluşturduğu şekil yeni.

İç mekanında yeni bir direksiyon simidi, ön konsolda daha çok metal kaplama ve yeni deri döşeme renkleri dikkat çekerken yeni eğlence sistemi ve ısıtma-soğutmaya sahip ön koltukların düğmeleri de yenilenmiş.

S-Line donanım paketiyle birlikte otomobilin süspansiyon sistemi alçaltılıp sertleştirilirken 18 inç çaplı jantlar standart donanıma eklenmiş. Direksiyon simidi, gösterge tablosu, vites kolu ve koltuklarda S-Line logoları sunulurken 19 inç çaplı jantlar opsiyon olarak alınabiliyor.

Dört silindirli turbo Diesel motorları 120, 136, 143, 163 ve 177 beygir güç sunan aracın 3 litre hacimli TDI motoruysa 204 ve 245 beygir güç seviyelerine sahip. 1.8 litre hacimli benzinli motoru 120 ve 170 beygir güç seviyelerinde sunulurken 2 litre hacimli TFSI ünite 211 beygir güç üretiyor. Fiyatı 35.425 Euro seviyesinden başlayacak olan bu modelin üzerindeyse 3 litre hacimli, aşırı beslemeli v6 motoru 272 beygir güç üretebilen üniteye sahip araç bulunmakta. Verilen güç seviyelerinde değişiklik olmayan motorların tüketim değerleriyse ortalama %11 düşüş kaydedilmiş.

6 ierli vitesli manuel ve 7 ileri vitesli otomatik şanzıman seçenekleriyle alınabilecek olan A4'te eskiden olduğu gibi önden çekiş veya dört tekerlekten çekiş sistemi Quattro sunuluyor.

VIP Lexus IS350 C


Üreticiler SEMA 2011'de tanıtacakları modifiye edilmiş modellerini yavaş yavaş tanıtmaya başladı. Las Vegas'ta düzenlenen fuarda bu yıl da Japon ve Amerikan otomobillerinin ağırlığı hissedilecek gibi dururken ilk güçlendirme çalışmaları Lexus ile Japonya'dan geldi.

Dışarıdan bakıldığında özel renkli gövde filminin haricinde karbon fiber motor kaputu, yan etekler, arka difüzör ve bagaj üstü spoiler dikkat çekerken 19 inç çaplı jantlar ve far kaşları dış görünüş değişikliklerini tamamlıyor.

İç mekanında F-Sport paspaslar, vites topuzu ve özel deri döşeme dikkat çekerken bu alanda kullanılan aydınlatmada tamamen LED teknolojisi kullanılmış.

Süspansiyon ve egzoz sistemi modifiye edilen otomobilde ön kule gergisi de kullanılırken 3.5 litre hacimli v6 motoruna uygulanan kompresör besleme sayesinde 386 beygir güç, 506 Nm tork elde elde edilebilmiş.

Nissan 370Z NISMO RC


Nissan'ın motorsporları departmanı NISMO, 370Z'nin pistler için hazırladığı versiyonunu tanıttı. Pist yarışlarında zorunlu kılınan bütün aksesuarların donanımına eklendiği aracın ağırlığı da azaltılmış.

Genel tasarımı itibariyle standart 370Z modellerinden farklı olmayan yarış aracının ön tamponu daha aerodinamik bir şekil ve büyük bir splitter sunarken genişleyen çamurluklar yan eteklerle uyumlu bir görünüm sunuyor. Hafifletilmiş 18 inç çaplı jantlar ve arka kısmında bulunan büyük spoiler ile tanınması kolay olan aracın arka tampon tasarımı da yenilenmiş.

İç mekanında Sparco marka yarış direksiyon simidi, orta konsol için karbon fiber kaplamalar, takla kafesi, yangın söndürücü, metal pedal seti, Recaro marka yarış koltuğu ve 6 noktadan bağlı emniyet kemeri dikkat çekerken boş ağırlık 1.343 kg'a indirilmiş.

Şanzıman, motor yağı ve diferansiyel soğutucularına sahip olan otomobilin 3.7 litre hacimli v6 motoru 355 beygir güç, 375 Nm tork üretebiliyor.

26 Ekim 2011 Çarşamba

Lexus GS350 F-Sport


Yeni nesil modelleri yaz aylarında tanıtılan Lexus GS serisinin GS350 F-Sport modeli de su yüzüne çıktı. İsminden de anlaşılacağı gibi daha sportif bir görünüme sahip olan aracın performans verileriyse motor hacmi göz önüne alındığında çok etkileyici değil.

Oldukça iddialı bir tasarıma sahip ön tampon ve panjurunda petek desenli ızgaralar kullanılan araçya yeni yan etekler ve füme renkli 19 inç çaplı jantlar görev yapıyor. Bagaj kapağı üzerine küçük bir spoiler eklenen aracın arka tampon altına bir difüzör ve egzoz sisteminin şık görünümlü çift çıkışı yerleştirilmiş.

İç mekanı da sportif görünümlü olan GS350 F-Sport'un şık direksiyon simidi deri kaplanırken kırmızı renkli deri döşemeler bu pakete özel bir donanım olarak dikkat çekiyor. Vites konsolunda piyano siyahı kaplamalar bulunan aracın ön konsol ve kapı içlerinde fırçalanmış alüminyum kullanılırken pedal seti de aynı malzemeden üretilmiş.

Süsüpansiyon sistemi daha sportif ayarlı olan F-Sport paketinde daha büyük ön fren diskleri ve sürtünme oranı artırılmış fren balataları kullanılmakta.

3.5 litre hacimli v6 motoru 306 beygir güç, 375 Nm tork üretebilen otomobil standart olarak 6 ileri vitesli otomatik şanzımanla sunuluyor. 0'dan 96 km/s sürate 5.7 saniyede ulaşabilen araç arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olarak ısmarlanabilmekte.

25 Ekim 2011 Salı

Mazda Takeri



Japon üretici Mazda, şık bir sedan konseptiyle dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. Geleceğin Mazda 6'sını müjdeleyen otomobil markanın ileride sahip olacağı tasarım dilini de yansıtmakta.

Otomobilin akıcı hatlarında yuvarlak çizgiler ve köşeli geçişleri bir arada kullanan mazda büyük ön panjur ve küçük farlarla dikkat çekici bir görünüm sunuyor. İnce yapılı ayna ve kapı kolları tipik kosept unsurları olarak görülebilirken yüksek bagaj, LED stoplar ve cam tavan günümüz otomobillerinde görmeye alıştığımız donanımlar arasında bulunuyor.

İç mekanına geçildiğinde bir kosept olduğu daha iyi anlaşılan Takeri'nin direksiyon simidi güncel Mazda modellerinden alınmış gibi dursa da şık gösterge paneli, deri kaplı ön konsol, dokunmatik bir ekrandan oluşan orta konsol ve kontrollerin büyük bölümünün toplandığı vites konsolu sportif etkiler yaratıyor.

Dört adet tekli koltuğa sahip olan koseptin bu koltukları yüksek yan destekleriyle dikkat çekerken kapı içlerinde görülen tasarım dış mekanla uyum içerisinde.

Teknik verileri henüz açıklanmayan aracın en çok dikkat çekmesi beklenen motor seçeneğiyse son vergi zamlarının ardından ülkemizde görülmesi imkansızlaşan 2.2 litre hacimli turbo Diesel ünite. Yeni bir fren enerjisi geri kazanım sistemiyle donatılan aracın bu motoru 175 beygir güç, 420 Nm tork üretebiliyor.

24 Ekim 2011 Pazartesi

Çevreci Yakıt LPG


Dünyada kontrol edilemeyen nüfus artışı, göçler ve sanayileşmeden dolayı çevre sorunları her geçen gün artıyor. Bu bağlamda, dünyanın geleceği hakkında büyük endişeler yaşanıyor. Yaşanılabilir bir dünya için, gelecek nesillere temiz bir dünya bırakmak için büyük kuruluşlar üzerlerine düşen görevleri yerine getirmeye çalışıyor. Ancak, birey olarak bizlerin de yapmamız gerekenler, uymamız gerekenler var.

AB üyesi ülkeler çevre için önemli çalışmalara imza atıyorlar. Sadece devlet bazında değil, halk olarak insanlar da sorumluluklarının gereklerini yerine getiriyorlar.

Türkiye’de bizlerin çevreye katkı sağlaması adına yapabileceklerinin başında yer alanlardan biri de çevreci yakıtlar ve enerji kaynakları kullanmak. İşte bu noktada LPG’nin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. LPG’nin kullanım alanları oldukça fazla olmakla birlikte, LPG ülkemizde en çok otogaz olarak tüketilmektedir. Dünyadaki en büyük ikinci otogaz pazarı olan Türkiye’de otogazın asıl kullanım amacı ekonomikliği. Dünyada ise, gelişmiş ülkeler otogazı çevreciliğinden dolayı tercih ediyor. Karbon salınım oranları diğer yakıtlara göre çok daha düşük olan LPG ve dolayısıyla otogazın ozon tabakasına olumsuz etkileri bulunduğu bilinen sera gazı etkisini azaltıyor.

Ülkemizdeki trafikteki araçların yüzde 35’lik bölümünü otogaz kullanan araçlar oluşturuyor. Neredeyse her 3 araçtan 1’i LPG li. Bu oran bizi otogaz kullanımında dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi yapıyor. Daha ekonomik ve daha çevreci özelliklerinden ötürü araçlarda LPG kullanımı, başta AB olmak üzere dünya genelindeki çoğu ülkede, uygulanan çeşitli indirim ve teşviklerle özendirilmektedir. Ülkemizde ise LPG’ye ve otogaza böyle bir ayrıcalık uygulanmamaktadır. Buna rağmen LPG’nin otogaz olarak tüketimi Avrupa’da en yüksek bizim ülkemizdedir.

Türkiye’de LPG’nin araçlarda otogaz olarak kullanım oranının artması ile birlikte her yıl yaklaşık olarak 1 milyon ton daha az karbonmonoksit salınımı gerçekleşmektedir. Bu da LPG’nin önemini ve çevreciliğini bizlere rakamsal olarak daha net ifade etmektedir. Dünyada LPG kullanımı ile her ne kadar sebepleri farklı olsa da Türkiye’nin otogaz sektöründe gösterdiği başarı bütün dünyaca takdir edilmektedir.