20 Şubat 2012 Pazartesi

Abarth 695 Tributo Maserati


Geçtiğimiz senelerde üretilen ve Ferrari ismini taşıyan şık Abarth versiyonlarına, ana firma Fiat'ın bir başka alt markası olan Maserati'nin logosunu taşıyan bir model ekleniyor.

2012 Cenevre otomobil fuarında sergilenecek olan araç Abarth 500C esseesse temelli bir otomobil. Bordo gövde rengine sahip olan 695'te Maserati modellerinde kullanılanların küçültülmüş versiyonları olan siyah renkli ve 17 inç çaplı jantlar kullanılmış. Donanımında xenon farlar ve özel logolar bulunan otomobilin oval şekilli çift egzoz çıkışının arasında bir difüzör bulunuyor.


İç mekanda bej renkli deri döşeme, özel paspaslar, karbon fiber ön konsol kaplaması, Jaeger LeCoultre markası taşıyan gösterge tablosu, siyah deri üzerine İtalyan bayrağı renklerini taşıyan direksiyon simidi, alüminyum pedal seti, 695 logoları ve sınırlı üretim plakası dikkat çekiyor.

Turbo beslemeye sahip olan 1.4 litre hacimli motoru 180 beygir güç, 250 Nm tork üretebilen otomobilin 6 ileri vitesli yarı otomatik şanzımanı direksiyon simidi arkasında bulunan kulakçıklardan kontrol edilebiliyor.

Süspansiyon ve Brembo markası taşıyan, 305 mm çaplı disklere sahip fren sistemi de modifiye edilen otomobilin bagajına özel tasarlanan iki bavul da Maserati logosunu taşıyor. 499 örneği üretilecek olan otomobilin fiyatıysa henüz açıklanmadı.

Aston Martin V8 Vantage


Aston Martin’in giriş modelleri makyajlandı. V8 Vantage ve Vantage S’in coupé ve roadster versiyonları üzerinde yapılan değişiklik henüz V12 Vantage modeline uygulanmayacak.

Zaten güzel bir otomobil olan Vantage makyajında da büyük değişiklikler görmemiş. Ön tamponun alt kısmında yoğunlaşan operasyon sonunda bu kısımda bulunan hava girişi yeni şekline kavuşurken bu alanda yeni splitter dikkat çekiyor. Yan etekleri de yeniden şekillendirilen otomobilin arka tamponunda da küçük değişimler yaşanmış.

Direksiyon sistemi daha hassas hale getirilen aracın frenleri de güçlendirilmiş. Ön aksta 380 mm çaplı diskler görev yaparken bu diskler 6 pistonlu kaliperlerle eşleştirilmiş. Lastikleri 10’ar mm genişletilen otomobillerin standart donanımda bulunan 6 ileri vitesli manuel şanzımanlarında değişiklik olmazken yarı otomatik şanzıman artık 7 ileri vitesli.

Motor güçlerinde değişim gözlenmeyen serinin Almanya fiyatlarıysa Vantage için 108.500 Euro’dan, Vantage S içinse 128.500 Euro seviyesinden başlıyor.

Maserati GranTurismo Sport


Maserati’nin şık coupé modeli GranTurismo yavaş yavaş makyajlanıyor. GranTurismo S’in hafifçe rötuşlanmış hali olan yeni otomobilde yapılan isim değişikliği, yeni bir modelmiş gibi pazarlanmasının önünü açmış.

Aracın ön kısmına bakıldığında panjurun yanlarında daha sportif görünen tampon şekli dikkat çekerken park sensörlerinin bariz bir biçimde ortaya çıkması pek şık durmamış. Siyah renkli jantların şekilleri değişirken gövde için sunulan renk seçeneklerinin de artırıldığı görülüyor. Arka tamponun alt kısmı da hafifçe makyajlanan otomobilin aydınlatma grubu da hafifçe rötuşlanmış.

4.7 litre hacimli v8 motorla donatılmaya devam eden aracın motor gücüyse 460 beygire yükselirken geriye kalan teknik veriler önümüzdeki günlerde açıklanacak. Aracın ilk sergileneceği yerse tahmin edebileceğiniz gibi 2012 Cenevre otmobil fuarı.

Mercedes-Benz Kartalkaya'da


Bir süredir beklediğim organizasyonlardan bir diğeri daha düzenlendi. İçerisinde bulunduğumuz karlı günleri iyi değerlendiren Mercedes Kartalkaya'da düzenlediği sürüş etkinliğiyle SUV modellerinin kaygan zemindeki arazi performansını sergileme fırsatını elde etti.

Sabah erkenden başlayan konforlu bir yolculuk ve harika manzaralarla birlikte vardığımız Kartalkaya'da bizi kar ve buz ile birlikte sürekli eksilerde gezinen hava sıcaklığı karşıladı. Bir gün önce bastıran tipinin bıraktığı karın büyük kısmı ezilmemişken bir de havanın o gün güneşli olması bu tür bir organizasyon için harika şartlar hazırladı.

Lafı uzatmadan araçlardan bahsetmek istiyorum. Organizasyona katılan araçlardan ikisi daha önceden tanıdık. GLK 250 CDI 4MATIC ve GL 350 CDI 4MATIC'i Antalya'da düzenlenen test sürüşlerinden de hatırlayacaksınız. Kuru zeminde oldukça başarılı performansa sahip olan bu iki aracın karlı zeminde kış lastikleriyle sergilediği performans da etkileyici.

Ailenin en küçüğü olan GLK Serisi teste AMG paketli bir GLK 250 CDI 4MATIC ile katılmıştı. BlueEFFICIENCY armasına da sahip olan araç diğer test araçları gibi zincirsiz ve kar lastikleriyle donatılmıştı. İç mekanına girer girmez dışarıdan gördüğünüz yüksek yapıyı unutturan GLK Serisi abilerinden daha dar yapısıyla daha sportif bir araç hissi uyandırıyor. Bu his sizi, gaz pedalına daha sert basmaya iterken hem 2.1 litre hacimli turbo Diesel motor hem de elektronik çekiş sistemi 4ETS'ye sahip 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi eğlenceli vakit geçirmenize yardımcı oluyor.

Fizik kuralları dahilinde kalındığı sürece aracı kar ve buzlu zeminde kontrol altında tutabilen çekiş sistemi ve yardımcıları, aracı hafifçe kaydırmaya izin verdiğinden kontrolü sağlayabilenler için güzel vakit geçirmek anlamına gelebiliyorlar. 1.845 kg'lık boş ağırlığıyla hafif bir araç olmayan GLK 250 CDI 4MATIC 204 beygir güç, 500 Nm tork ve 7 ileri vitesli otomatik şanzımanın birleşimiyle hafif siklet bir coupé kadar atılgan tavırlar sergileyebiliyor.


Aynı yorumları dev bir cüsseye sahip GL 350 CDI 4MATIC için de yapmak mümkün. 2.505 kg ağırlığında ve 5.1 metre uzunluğunda olan GL Serisi test aracımız Mercedes'in en başarılı motorlarından olan 3 litre hacimli turbo Diesel ünite ve yakıt tüketimini düşürmek için yeniden ayarlanan 7 ileri vitesli otomatik şanzımanla harika bir birliktelik sunuyor. 265 beygir güç ve 620 Nm tork bu devi de çok rahat hareket ettirebilirken ESP ile birleşen dört tekerlekten çekiş sistemi kontrolün kaybolduğu anlarda size çok yardımcı olabiliyor. Test sırasında aracın arkasının koptuğu bir anda daha kontra vermeden devreye giren ESP kedi gibi refleksleriniz olmasını gerektirmeyen bir donanım.

Adaptif amortisörler ve seviye ayarı sayesinde zorlu şartlarda hem aracın alt kısmının sürtmesi hem de lastiklerdeki çekişin kesilmemesi sağlanırken bütün test araçlarımızda bulunan DSR, arazi şartlarında tepe inişlerini çocuk oyuncağı haline getiriyor. 2 ila 18 km/s sürat aralığında kullanılabilen sistem aracın tepeleri sabitlenen süratte inmesi için gerekli ayarlamaları otomatik olarak yapıyor. Bu sırada size sadece direksiyon simidini tutmak kalıyor.

Ve gelelim organizasyonun asıl yıldızına. Tanıtımı geçtiğimiz yıl yapılan ve Türkiye'de ilk olarak Kartalkaya'da test imkanı bulduğumuz yeni M Serisi hakkında organizasyon öncesi görüşlerim çok olumlu değildi. Fazla Amerikanvari çizgilere sahip olduğunu düşündüğüm M'i kanlı canlı görünceyse durum değişti. Resimlerde olduğundan çok daha dinamik görünen araç hem standart hem de AMG paketleriyle oldukça şık görünüyor.

İç mekana geçildiğinde sade bir yapı bizi karşılarken dört kollu olmasına rağmen bu üç seri içerisindeki en şık direksiyon simidi M'de. Ambiyans ışıklandırmasıyla uyumlu bir şekilde ışıklandırılmış kapı eşikleri opsiyonel donanımda bulunurken orta konsolu mümkün olduğunca sade tasarlamak için arazi kontrolleri koltuklar arasında bulunan konsola taşınmış. Süspansiyon yükseklik ve sertlik ayarlarının yanında low range, tırmanma, treyler çekme, kar ve spor modları gibi kontroller bu kısımdan yapılırken orta konsolun üzerinde bulunan renkli ekrandan aracın birçok bilgisi takip edilebiliyor.

Yol bilgisayarı ve sürücünün sürüş sırasında ihtiyacı olan önemli bilgiler gösterge tablosunun ortasındaki ekranlardan verilirken renkli ekranda elektronik yardımcılardan hangilerinin devrede olduğu, süspansiyon seviye ayarı, pusula, sağ-sol ve ön-arka eğim, çekişin hangi tekerleklere iletildiği ve direksiyon açısı gibi arazi şartlarında aktarılması önemli bilgiler paylaşılıyor.

Üçlü arasında en çok güven veren araç olarak kendisini belli eden M'in 2.1 litre hacimli turbo Diesel motorla donatılan versiyonu GLK'da olduğu gibi 204 beygir güç ve 500 Nm tork üretiyor. 7 ileri vitesli otomatik şanzımanı GL'de olduğu gibi yakıt tüketimini düşürmeyi gözeten 7G-TRONIC PLUS olan M'de bu motorun 2.150 kg'lık araç ağırlığıyla başa çıkabilmesi etkileyici.

Fakat asıl etkileyici olan araç 3 litre hacimli turbo Diesel motor ve sadece 25 kg daha fazla ağırlığıyla ML 350 BlueTEC 4MATIC oluyor. ML 250 BlueTEC 4MATIC'te olduğu gibi AdBlue kullanarak emisyon değerlerini düşük tutan v6 motor 258 beygir güç, 620 Nm tork üretebiliyor. Euro6 emisyon normlarını karşılayabilen M Serisi Diesel motorları 2 tonun üzerindeki ağırlıklarla başa çıkabilme konusunda birer uzman.


Konu fiyata gelince; Mercedes'in organizasyonda kullandığı en ucuz model olan GLK 250 CDI 4MATIC'in Sport donanımlı versiyonları 90.098 Euro seviyesinden başlayan fiyatlarla satılıyor. Yeni ML 250 BlueTEC 4MATIC'in giriş fiyatı 124.094, ML 350 BlueTEC 4MATIC'inde 144.700 Euro olarak açıklanırken ailenin en büyüğü GL 350 CDI 4MATIC 180.261 Euro ile fiyat listesinin de en tepesinde yer alıyor.

Konu arazi şartlarında araç kullanmak olduğu halde dört tekerlekten çekişli Mercedes modellerinin babası G Serisi'nin nerede olduğunu sorduğunuzu duyar gibiyim. Emin olun bunu ben de merak ettim ve aynı soruyu yetkililere yönelttim. Aldığım heber oldukça iyi. G ailesi yenilenen haliyle büyük ihtimalle gelecek sene yapılacak olan teste konuk olacak. O zamana kadar yolunuz açık olsun.

Organizasyon sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

19 Şubat 2012 Pazar

Mini Clubvan Concept


İngiliz üretici Mini 2012 Cenevre otomobil fuarına ilginç bir araçla katılacak. Clubman ailesinin ticari versiyonunu sergileyecek olan firma, sanat galerileri ve fotoğrafçılar gibi küçük ve şık bir ticari araca sahip olmak isteyen iş gruplarını hedeflese de ülkemizde bu tür araçların düşük vergi diliminde kalması sayesinde hiç öngörülmeyen bir satış başarısı yakalanabilir.


Dış görünüşü, iptal edilen arka yan camlar dışında Clubman ile aynı olan otomobilin gövdesi üzerinde daha az kromaj kullanılması kimseyi şaşırtmayacaktır. Aynı şekilde ön konsol tasarımı da temellerini kullandığı modelle aynı olan konseptin donanımında sadeleştirmeye gidilmiş.

Arka koltukları iptal edilen ticari versiyonun koltukları arkasına paslanmaz çelikten üretilen bir separatör eklenirken yolcu tarafında bulunan arka kapı korunarak bagaj bölmeine ulaşım kolaylaştırılmış.

Seri üretime alındığı halde hangi motor seçeneklerine sahip olacağı henüz kesinleşmeyen aracın Türkiye'de dahil olacağı düşük vergi dilimi de fırsat bilinirse sonunda 2 litre hacimli turbo Diesel motora sahip Mini modellerine kavuşabiliriz.

Savage Rivale GTR


2009 yılında Roadyacht GTS isimli dört kapılı bir cabriolet ile karşımıza çıkan Savage Rivale şimdi de bu aracı temel alan bir yarış otomobili tanıttı.

Yukarıya doğru açılan iki kapıya sahip olan GTR'ın donanımında Brembo marka fren sistemi, karbon seramik fren diskleri, büyük bir arka spoiler, geniş çaplı dört egzoz çıkışı, uzun bir difüzör, yüksekliği ayarlanabilen süspansiyon sistemi ve xenon farlar bulunuyor.

İç mekan fotoğrafları yayınlanmayan aracın bu kısmında bolca karbon fiber, Recaro yarış koltuğu ve 6 noktadan bağlantılı emniyet kemeri bulunuyor.

1.030 kg ağırlığa sahip olan aracın kompresör beslemeye sahip olan 6.2 litre hacimli v8 motoru 800 beygir güç, 780 Nm tork üretebiliyor. 6 ileri vitesli manuel şanzımana sahip olan GTR 0'dan 100 km/s sürate 2.8 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 360 km/s'in üzerinde.

69 örneği üretilmesi planlanan otomobilin fiyatıysa 141.250 Euro seviyesinden başlayacak.