12 Şubat 2011 Cumartesi
MANSORY Lotus Evora
MANSORY, Lotus modifikasyonuna da el atıyor. Evora modelinin geliştirilmesiyle başlayacak olan çalışma ilk olarak 2011 Cenevre otomobil fuarı sırasında sergilenecek.
Aracın motoru üzerinde çalışma yapıp yapmadığı şimdilik bilinmeyen MANSORY gövdeyi karbon fiber parçalarla donatmış. Ön tamponda bulunan hava girişleri, splitter, tavan, yan ayna muhafazaları, yan etekler, kaputun büyük bir bölümü, dev arka difüzör ve arka spoiler karbon fiberden üretilirken arka tampon ve egzoz çıkışlarının şekli değiştirilmiş.
İç mekan çizimleri henüz paylaşılmayan otomobilin motor ve iç kısımlarını görmek için fuarı beklemek gerekecek.
Kia Rio
Kia'da yenilenme bütün hızıyla devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda yeni Picanto ve ikizi Morning'i tanıtan firma şimdi de bir büyük model Rio'yu yeniledi. İlk fotoğrafları basına dağıtılan aracın sınırlı da olsa teknik verisi de paylaşıldı.
Oldukça agresif bir tasarıma sahip olan otomobilin köşeli tasarımı sportif bir etki bırakıyor. Son zamanların modası olan LED gündüz farlarıyla donatılan aracın ön panjuru yeni Kia modellerinde görmeye alıştığımız şekilde. Kapılar üzerinde bulunan 3 boyutlu girinti ve çıkıntılar da yine son yılların modası. Otomobilin arka kısmında daha tutucu bir tasarım anlayışı takınan Kia bu alanı Golf'ten ilk nesil Seat Leon'a kadar birçok araca benzetmeyi başarabilmiş.
Aks mesafesi 70 mm'lik artışla 2.570 mm'ye çıkan otomobilin boyu 55 mm uzarken yüksekliği 15 mm azalmış. 25 mm artan genişlikle birlikte hatchback model 292, sedan seçenekse 390 litre bagaj hacmine kavuşmuş.
İlk etapta iki motor seçeneğiyle piyasaya çıkacak olan Rio'nın Diesel seçeneği 1.1 litre hacimden 70 beygir güç alabilirken benzinli seçenek turbo beslemeye sahip 1.2 litre hacimli bir ünite olacak.
MANSORY Porsche Cayenne Turbo
İkinci nesil Porsche Cayenne modellerini modifiye eden firmalar arasına İsviçre merkezli MANSORY de katıldı. Hazırladığı gövde kitini bir Cayenne Turbo üzerinde tanıtan firma bu model için ciddi performans artışı da sunuyor.
Önden 60, arkadan 80 mm genişleyen aracın süspansiyon sistemi 45 mm alçaltılabilirken jant seçenekleri 21, 22 ve 23 inç çaplı. Yenilenen ön tamponunda daha büyük hava girişleri ve LED gündüz farları sunan otomobilin karbon fiber kaputunda da ek hava çıkışları açılmış. Kapılarının alt kısımları ve yan aynaları da karbon fiberle kaplanan aracın yan etekleri de genişletilmiş.
Arka kısımda da detaylı bir çalışma yapan MANSORY bu bölümdeki tamponu da yenilerken makyaj sırasında bu parçaya büyük bir difüzör eklemiş. Bagaj kapağının üst kısmına yerleştirilen çift ve arka camın altındaki tek spoiler de stopların çerçeveleri gibi karbon fiberden üretilmiş.
İç mekan için değişik desen ve renklerde karbon fiber kaplamalar, deri ve Alcantara döşemeler sunan MANSORY, Cayenne'e daha sportif bir direksiyon simidiyle alüminyum pedal seti de eklemiş.
Motor kaputunun altına geçildiğinde üst kapağı karbon fiberle kaplanmış 4.8 litre hacimli v8 ünite dikkat çekiyor. Çift turbo beslemeye sahip olan bu motor 690 beygir güç, 800 Nm tork üretebiliyor. Dörtgen şekilli dört çıkışa sahip egzoz sistemi araca yeni adapte edilirken maksimum sürat 300 km/s'i bulmuş. Büyük SUV modelinin 0'dan 100 km/s sürate ulaşması içinse 4.4 saniye yeterli oluyor.
Renault Latitude 2.0 dCi BVA Executive
Heyecanla beklediğim bir araç daha ülkemize ithal ediliyor. Renault'nun daha önce Safrane ile girdiği segmentte şimdi de Latitude modeliyle tutunmaya çalışacağını zaten biliyorduk. İlk olarak Güney Kore'de Samsung SM5 ismiyle tanıtılan araç logo ve ön panjuru değiştirilerek Avrupa pazarlarına da getirilmişti. 2011 yılı başlarında ülkemizde de görülmeye başlanan araçların lansmanının Şubat ayı sonunda yapılması planlanırken satışlar da bu organizasyonla birlikte başlayacak.
Dış Mekan
Fluence modelinde olduğu gibi Samsung ile birlikte geliştirildiğinden diğer Renault modellerine benzemeyen bir tasarıma sahip olan otomobilin boyutları etkileyici bir seviyede. 4.888 mm boyunda olan Latitude 1.832 mm genişliğe ve 1.495 mm yüksekliğe sahip. Aks mesafesi 2.762 mm olan aracın bagaj hacmi stepnesiz 511 litreyken tam boy stepneyle birlikte bu hacim 477 litreye geriliyor. Çok dikkat çekmeyen oturaklı bir tasarıma sahip olan Latitude genel olarak köşeli bir tasarıma sahip olsa da yer yer görülen yuvarlak hatlar akıcı bir görünüm yaratıyor. Aracın Privilège ve Executive donanım versiyonlarında standart olarak sunulan 17 inç çaplı jantlar hoş bir görünüm sunarken opsiyonel olarak sunulan cam tavan da genel görünüme olumlu olarak etki ediyor.
İç Mekan
İç mekanın genel hatları da diğer Renault modellerinden farklı olsa da direksiyon simidi, gösterge tablosu, radyo ve havalandırma kumandaları ile vites topuzu gibi bazı parçalar aracın Renault ailesinin bir üyesi olduğunu belli ediyor. Ahşap ve alüminyum görünümlü kaplamaların kullanıldığı orta konsol ve ön yolcu konsolları açık renkli deri döşemelerle hoş bir uyum gösterirken bu açık renkler genişlik hissini de artırıyor. Performanstan çok rahatlığa yönelik bir araç olduğu ön koltuklarından anlaşılabilen Latitude'ün sürücü ve ön yolcu için sunduğu oturma alanları oldukça geniş olsa da yan destekler sportif kullanımda içeridekileri memnun etmeyebilir. En zengin donanımlı versiyonun bütün opsiyonları seçilmiş bir modeli olan test aracımda elektrikli ve ısıtmalı ön koltukların yanında masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu da bulunuyordu. Üst sınıf araçlarda görmeye alıştığımız bu donanımın daha aşağı segmentlerde bulunan araçlarda da kullanılmaya başlanması olumlu. Gösterge tablosu okunaklı olan aracın hız ve devir göstergelerinin arasında yol bilgisayarı ve bilgi ekranının verileri görülebiliyor. Orta konsolun üst kısmına yerleştirilen Tomtom marka entegre navigasyon sistemi başarılı çalışsa da ekranı biraz küçük kalıyor. Kontrol düğmeleri vites kolunun arkasında bulunan navigasyon sisteminin ekranı, araç geri vitese alındığında geri görüş kamerasının görüntüsünü yansıtıyor. Vites konsolunun üzerinde bulunan diğer kumandalarsa hız sabitleme sistemi ve elektronik park frenine ait. Çift kompartmanlı ön kol dayanağının içerisinde bozuk para gözü ve 12 Volt çıkışıyla birlikte USB ve Aux girişleri de yer alırken dayanağın arka kısmında bulunan arka koltuk havalandırma ızgaralarının altında, klimayı arka yolcular için ayarlamaya yarayan kumanda düğmeleri bulunuyor. Söz arka koltuklardan açılmışken söylenmesi gereken şeylere değinmeliyim; Öncelikle aracın boyu sayesinde bu kısımda diz mesafesi etkileyici seviyede. Aynı şekilde genişlikte de sorun bulunmuyor. Hatta koltukların, alışılmışın dışında yüksek yerleşimleri sayesinde cam alanların bittiği çizgi omuz seviyesinin üzerinde kalmıyor. Yalnız bu yerleşim, alçak tavan çizgisiyle birleşince kısıtlı baş mesafesi olarak geri dönüyor. Bu kısımda rahatlık ve ferahlığı artıran donanımlar arasında sabit bardak tutacaklı kol dayanağı ve cam tavan sayılabilir. Arka kapılarda da, ön kapılarda olduğu gibi eşya gözleri ve uyarı lambaları bulunurken burada kullanılan güneş perdelerinin camın neredeyse yarısını kaplamaması ilginç. Aynı şey manuel olarak kumanda edilmesi gereken arka cam güneşliği için de geçerli. Otomobilin övgüyü hak eden yönlerinden bir tanesiyse ses sistemi. Bose tarafından üretilen sistem 4 hoparlör, 4 tweeter, 1 merkezi hopalör ve subwoofer sunarken bu özelliklere Bluetooth bağlantısı, MP3 çalabilme ve 6'lı CD değiştirici de ücretsiz olarak ekleniyor.
Konfor
Latitude'ün en güçlü özelliği konforu. Geniş ön koltukları elektikli olarak ayarlanabilen otomobilin bu koltuklarında ısıtma özelliği bulunurken sürücü koltuğuna ek olarak masaj fonksiyonu da eklenmiş. Yolcuların ruhunu rahatlatan detaylar arasına araç parfümü de ekleyen Renault, orta konsolda bulunan havalandırma ızgaralarının altına yerleştirdiği küçük göze istenilen esans yerleştirilebiliyor. İstendiği hallerde bir düğme yardımıyla devreye alınabilen parfüm haznesinin yaydığı kokunun şiddeti de ayarlanabiliyor. "Tatlı sert" olarak adlandırılabilecek süspansiyon sistemiyle kasis ve çukur geçişlerinde de yolcuların rahatını bozmayan otomobilde sunulan cam tavan sayesinde ferahlık hissi üst seviyeye çıkıyor. Sürüş konforunu üst seviyeye çıkaran en önemli donanımsa şüphesiz otomatik şanzıman. 6 ileri vitesli ünite sarsıntısız vites geçişleriyle beğenimi kazanırken manuel kullanıma izin vermesi de olumlu. Konfor ve yakıt tüketimini öncelikleri arasına almış olan Renault, şanzıman oranlarını uzun ayarlasa da gaz pedalına sonuna kadar basıldığında devir bandının kırmızı bölgesine ulaşmak mümkün. 225/50-17 ölçülerindeki lastikleri de çok dar olmayan yanaklarıyla konfora katkı sağlarken yol tutuşundan da ödün vermiyorlar. Otomobilin gece kullanımında dikkat çeken bi-xenon farları otomatik seviye ayarı ve güçlü ışıklarıyla örnek alınması gereken bir aydınlatma sağlarken viraj alırken yolun iç kısmını aydınlatmak için sağa veya sola doğru açı alabiliyor.
Sürüş
Daha önce de belirttiğim gibi konfor ağırlıklı bir süspansiyon sistemine sahip olan Latitude'ün düz gidişte yüksek süratlerde bile bir sorunu bulunmuyor. 1.700 kg'a yaklaşan boş ağırlığı nedeniyle virajlarda dikkat gerektiren aracın elektronik yardımcıları, yolcuları ciddi tehlike yaratabilecek durumlardan koruma konusunda başarılı. Yol sesini içeriye almayan Latitude'ün bu başarısı rüzgar sesi için geçerli değil. Test aracına mahsus bir durum olabilecek rüzgar sesi 130 km/s'ten itibaren hissedilir bir seviyeye ulaşıyor. Sürücünün ihtiyaçlarına rahatlıkla cevap verebilen direksiyon sistemi, dozlaması çok rahat yapılabilen frenler sayesinde güvenlik kolonuna bir puan daha ekliyor. Otomobilin yüksek sürat performansı da 1.700 kg'a dayanan ağırlığına ve konfor odaklı şanzımanına rağmen kötü değil. Sahip olduğu 2 litre hacimli turbo Diesel motor 175 beygir güç, 360 Nm tork üretebilen aracın maksimum sürati (205 km/s) ve 0-100 km/s hızlanması (9.9 saniye) dudak uçuklatmasa da ara hızlanmalarda alınan keyif etkileyici. Özellikle otoyol süratlerinde araç, hızlandığını belli etmese de hız göstergesinde görülen hareketlenme dikkat çekiyor. Fabrika verisi ortalama yakıt tüketim değeri 6.5 litre/100 km olan Latitude 2.0 dCi BVA'nın gerçek hayatta bu ortalamaya ulaşması zor görünse de harcanan mazot miktarının 100 km'de 8 litrenin üzerine çıkması az görülen bir durum. Elde ettiğim ortalamaları sadece sayılar olarak değil gidilen yollar olarak da vermek isterim: Latitude'ü aldığım gün İstinye'den Kadıköy'e kadar köprü trafiğinde gitmeme rağmen ortalama 7.9 litre/100 km verisine ulaştım ki aracı teslim ederken elde ettiğim ortalama da aynıydı. Otoyolda zorlandığında tüketim ortalaması 10 litre/100 km seviyesine yaklaşan otomobil 130 km/s civarındaki sabit hızlara inildiğinde ortalamasını da hızla aşağıya çekiyor.
Donanım/Fiyat
Aracı test ettiğim günlerde fiyatı henüz belli olmasa da artık fiyatlar elimizde. Latitude'ün en ucuz versiyonu olan 1.5 dCi Expression'un başlangıç fiyatı 54.100 TL. 110 beygir güç, 240 Nm tork üretebilen turbo Diesel motorla donatılan bu aracın standart donanımında 16 inç çaplı jantlar, far yükseklik ayarı, yağmur ve far sensörü, yol bilgisayarı, hız sabitleyici ve sınırlandırıcı, deri direksiyon simidi, elektrikli katlanabilen yan aynalar, çift bölgeli otomatik klima, arka park sensörleri, anahtarsız giriş sistemi, arka yan camlarda güneşlik, ESP, CSV, ASR, ABS ve EBV, otomatik kilitlenen kapılar ve dört bir yanda hava yastıkları bulunurken elektrikli park freni ve navigasyon 2.000 TL değerinde paket opsiyon olarak sunulmakta. Aynı aracın 57.600 TL fiyata sunulan Privilège donanım seviyesinde ek olarak 17 inç çaplı jantlar, direksiyonel bi-xenon farlar, far yıkama sistemi ve bej döşeme bulunurken 64.600 TL'den başlayan fiyata sahip Executive paketi hafızalı aynalar, deri döşeme, navigasyon sistemi, elektrikli ve ısıtmalı ön koltuklar, üç bölgeli klima, ön park sensörleri ve Bose ses sistemi gibi donanımları standart olarak sunuyor. Privilège'de 2.000 TL farkla navigasyon sistemi ve elektrikli park freni alınabilirken Executive'de 2.500 TL farkla masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu ve geri görüş kamerası sunuluyor. Donanımında bir farklılık bulunmayan 2.0 dCi Privilège modeli 78.650 TL, Executive donanım seviyesiyse 85.650 TL'den başlayan fiyatlarla satışta. Her iki donanım seviyesinde de 2.920 TL farkla açılabilir cam tavan alınabilirken Executive'de aynı fiyata masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu ve geri görüş kamerası sunulmakta.
Sonuç
Renault'nun bu dev otomobili gerçekten ilginç bir araç. Daha önce hiçbir Renault'da sunulmayan büyüklükte bir iç mekana sahip olan otomobilin fiyat seviyesi de lansman için makul. 1.5 litre hacimli motoru büyük ihtimalle performans konusunda insanın canını sıkabilecekken 2 litre hacimli ünite yakıt tüketimi ve performansı iyi bir şekilde harmanlıyor. 163 beygir güç üretebilen bir Citroën C5'in bile 95.500 TL'ye satıldığı günümüzde seçilen fiyat aralığının makullüğü daha da belli oluyor. Ufak tefek eksiklikleri olsa da donanımı genel olarak oldukça zengin olan Latitude'ün satış başarısı hemşehrisi Peugeot 508'in fiyatlandırılmasına da bağlı olacak gibi dursa da sedan sever bir ülke olan Türkiye'de satışların Laguna'dan daha iyi bir trend izleyeceğini öngörmek yanlış olmayacaktır.
Fotoğraflar
Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.
11 Şubat 2011 Cuma
Renault Captur
Renault, 2011 Cenevre otomobil fuarı sırasında sergileyeceği sportif crossover aracını tanıttı. Markanın yeni tasarım anlayışını yansıtan araç motoruyla da kendisinden söz ettirmeyi başarıyor.
Ön kısmındaki yuvarlak çizgilerle geçtiğimiz yıl tanıtılan DeZir konseptine göndermeler yapan aracın kapıları da önceki konsept gibi yukarıya doğru açılmakta. Aydınlatma grubunda LED teknolojisi kullanan Renault, otomobilin 22 inç çaplı jantlarına uygun desenli lastikler sayesinde bu bölümü daha da büyük göstermeyi başarmış. Arka camı oldukça küçük olan Captur'ün bu kısmında abartılı denebilecek kadar kaslı bir görünüm dikkat çekiyor.
İç mekanda LED aydınlatmalar, LCD göstergeler ve telden üretilmiş oturak kısmına sahip koltuklar sayesinde oldukça dikkat çekici bir görünüm sunan aracın alüminyum pedal seti ve direksiyon simidi, ön panel ve kapı içlerinde kullanılan şeffaf plastikle birlikte sportif ve canlı bir hava yaratmış. Yan cam alanları çok geniş olmayan konseptin iç mekan ferahlığına olumlu etki eden bir donanım da örümcek ağı şeklinde tasarlanmış cam tavan.
4.223 mm boya, 1.950 mm genişliğe, 1.585 mm yüksekliğe ve 2.624 mm'lik aks aralığına sahip olan Captur 0.31 Cx hava sürtünme katsayısı ve 1.300 kg'lık boş ağırlık sunuyor.
Görünümü bu derece dikkat çeken aracın en önemli özelliğiyse motor kaputunun altında yatıyor. Uzun süredir dedikodusu yapılan ve daha önce 130 beygir güç üretebilen versiyonu tanıtılan 1.6 litre hacimli turbo Diesel motor bu otomobilde çift turbo besleme yardımıyla 160 beygir güç, 380 Nm tork üretebiliyor.
Düşük sayılabilecek ağırlığı sayesinde 0'dan 100 km/s sürate 8 saniyede ulaşabilen aracın maksimum sürati 211 km/s olarak açıklanırken km başına yapılan CO2 salınımı 99 gram seviyesinde kalmış. Bu arada Captur'ün EDC isimli çift kavramalı yarı otomatik şanzımanını ülkemizde de satılan Mégane ve Fluence modellerinden tanıyoruz.
10 Şubat 2011 Perşembe
BMW Vision ConnectedDrive
İşte BMW'nin 2011 Cenevre otomobil fuarı ziyaretçilerine sergileyeceği roadster konsepti. Teknik verileri veya motoru hakkında bir bilgi henüz açıklanmamış olan otomobil, 2009 yılında tanıtılan Vision EfficientDynamics konseptini andıran bir tasarım anlayışına sahip.
Abartılı hava girişleri ve büyük bir BMW böbreğine sahip olan ön kısım oldukça vahşi bir görünüm sergilerken 20 inç çaplı jantlar ve ince aynalar sportifliği çağrıştıran detayların başında geliyor. Çerçevesiz ön camının sürücü ilerisinde kalan bölümü kaputa doğru uzayan otomobilin küçük kapıları aşağıya doğru açılıyor. Bu özellikle Z1 modeline göndermeler yapan BMW aracın aydınlatma sisteminde LED teknolojisi kullanmış.
LED kullanılan yerler sadece dış aydınlatma değil. Aracın iki koltuğu arasında, yolcu koltuğunun önünde ve kokpitin çevresinde de kullanılan LED buralarda süs amaçlı. Arka kısmı önünden biraz daha sade bir tasarıma sahip olan aracın güçlü duruşu burada da bozulmuyor.
Bir konsepte yakışan bir iç mekanla yolcularını karşılayan otomobilin bu alanda sunduğu minimalist yaklaşım düğmelerin de yerlerini dokunmatik zeminlere bırakmasını sağlamış. Altı düzleştirilmiş direksiyon simidi ve sürücüyü çevreleyen oturma alanı sportifliği destekliyor.
Dijital gösterge tablosundan birçok veriyi görebilen sürücü araca bindiğinde yanındaki elektronik aletler araç tarafından tanınıp anında bağlantı sağlanabiliyor. Bu donanım çok ilginçmiş gibi durmasa da aracın kendi kendisini sürebildiğini belirtmek sanırım durumu değiştirecektir. Örneğin bir yemeğe gittiğinizde kapıda bıraktığınız otomobil Google Maps'ten en yakın park yerini bulup kendi kendine buraya park edebiliyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












