12 Temmuz 2014 Cumartesi

Peugeot 308 1.6 e-HDI Allure


PSA grubunda değişiklik başlıyor. Markalarından Peugeot'yu daha üst seviyeye konumlandırmak isteyen firma bu doğrultuda hazırladığı yeni nesil 308'i geçtiğimiz yıl tanıtmıştı. Daha ağırbaşlı görünümüyle ilk bakışta dikkat çeken otomobilin iç mekanındaysa farklı tasarım detayları dikkat çekiyor.

Birçok motor seçeneği sunan 308'in testime konuk olan örneğinde popülerliği tartışılmaz 1.6 litre hacimli turbo Diesel ünite yer alıyor. PSA grubunun önceki nesil otomobillerinde de görev yapan üniteler için henüz otomatik şanzıman seçeneği sunmayan Fransız markanın bu modeli ne kadar geliştirdiğini ilerleyen paragraflarda göreceğiz.


Dış Mekan


Peugeot'nun geçirmeye başladığı değişim 308'in gövdesinden belli oluyor. Önceki nesillerde kullanılan farklı detaylar kendilerini yeni modelde daha ağırbaşlı bir görünüme bırakmış. Kenarlarıyla birlikte orta bölümünde de dalgalanmalar sunan kaputun ön bölümünde marka logosu yer alırken kromajlı ön panjurda da marka ismi görülebiliyor. Full LED farların görünümü Opel Astra'yı andırırken geniş hava girişine sahip ön tamponun köşelerinde de krom süslemeler kullanılmış.

En sade görünen bölgesi yan kısmı olan 308'in 18 inç çaplı jantları buradaki dikkat çekici unsur olarak görülebilirken kalın C sütunu Volkswagen Golf'e göz kırpıyor. Büyük boyutlu cam tavanın arkasında küçük bir anten yerleştirilirken önceki nesil Audi A3'ten esintiler taşıyan bagaj kapağının üst kısmında spoiler ve yanlarında deflektörler bulunuyor. Yanlara doğru uzayan stoplar LED teknolojisi sunarken şişkin arka tampon da tok görünümü pekiştirmiş.

4.253 mm boya sahip olan 308'in genişliği 1.804, yüksekliğiyse 1.457 mm. 2.620 mm'lik aks mesafesi de önceki nesil modellere oranla 10 mm artmış.


İç Mekan


Tasarım anlamında yeni nesil 308'in içinin dışına çıktığını söyleyebiliriz. Dış mekanında çarpıcı detaylar göze çarpmayan otomobilin içerisindeyse Fransız markalarda görülen farklı tasarım konseptleri görülebiliyor. Daha önce test ettiğim 2008'de de dikkat çeken alçağa yerleştirilmiş küçük direksiyon simidi ve yükseltilmiş gösterge paneli ilk olarak 308'de tanıtılmıştı. Araçta kullanılan simetrik gösterge panelinde ters yerleştirilmiş devir göstergesi ve merkeze yerleştirilmiş bir bilgi ekranı görülebiliyor.

Peugeot'nun 308'de kullanmaya başladığı bir başka tasarım unsuru da i-Cockpit. Orta konsolda kullanılan düğme sayısını en aza indirmek için neredeyse bütün kumanda düğmeleri konsol üzerinde yer alan dokunmatik ekrana alınmış. Şık görünümlü havalandırma ızgaralarının yanlarında ana menüleri seçmeye yarayan dokunmatik paneller yer alırken konsolun alt bölümünde CD girişi, ses seviyesi ayarı, merkezi kilit, dörtlü flaşör, iç sirkülasyon, ön ve arka rezistans düğmeleri yer alıyor.

Vites konsolunun ön bölümünde görülen kapaksız göz içerisinde 12 Volt soket, ön koltuk ısıtma düğmeleriyle USB ve Aux girişleri yer alıyor. Şık görünümlü vites topuzunun arkasında elektronik park freni ve kayar kapaklı bir göz bulunurken bu gözün içerisine katlanabilir bir bardaklık yerleştirilmiş. Altında göz bulunan kol dayanağının ileri geri ayarlanabilmesinin yanında açısının da değiştirilebilmesi başarılı bir detay.

Soğutmalı torpido gözünde de bir USB girişi bulunan 308'in kapı içlerinde büyük gözler yer alıyor. Cam ve yan ayna kumandaları sürücü kapısına ergonomik şekilde yerleştirilen otomobilin çok fonksiyonlu direksiyonunun solunda da ESP ve start-stop kumanda düğmeleri görülebiliyor.

Büyük cam tavan iç mekana ferahlık katarken yumuşak deri döşemeler konforu artırmış. Ön koltuklarda masaj fonksiyonu sunan Peugeot 308'in arka koltukları da çift bardaklığa sahip katlanabilir kol dayanağına sahip. Ön kol dayanağının arkasında bulunan küçük kapaklı göz de kullanışlı bir detay.

420 litre gibi büyük bir bagaj hacmine sahip olan otomobilin bu hacmi asimetrik katlanan arka koltuk sırtlıkları sayesinde 1.228 litreye ulaşabiliyor. Bagaj zemini altında da küçük depolama alanları sunan 308'in koltuk sırtlığı ortasında bagaja ulaşmak için bir de küçük kapak bulunuyor.


Konfor


Fransız markalarının konfor konusunda başarılı oldukları biliniyor. 308'in orta sertlikteki süspansiyon sistemi önceki nesil modellerin yumuşaklığını sunmasa da rahatsız edici bir yapısı da yok. Yol üzerindeki geniş dalgalanmalarda iç mekanda tedirgin edici salınımlar hissedilmezken opsiyonel olarak sunulan 225/40 ölçülerindeki lastiklerin dar yanakları küçük çukurları iç mekana iletiyor.

Konu konfordan açılmışken Peugeot'nun izolasyon konusunda aldığı yolu da belirtmem gerekiyor. Rüzgar ve motor sesleri başarılı şekilde izole edilen 308'in geniş lastiklerine rağmen iç mekana yol sesi almaması daha ilk kilometrelerde dikkat çekici olacak kadar başarılı. Yumuşak deri döşemelere sahip geniş oturma alanlı koltuklar önde sundukları masaj fonksiyonuyla yolculukları daha da konforlu hale getirirken cam tavanın yaşam alanına kattığı ferahlık gözlerden kaçmıyor.

Donanım konusunda da cömert olan test aracında elektrikli cam ve aynalar, cam tavan, deri döşeme, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, masaj fonksiyonlu ön koltuklar, tek ekrandan kumanda edilebilen ses, havalandırma, araç bilgisayarı ve navigasyon sistemleri, ön ve arka park sensörleri, çift bölgeli klima, ön koltuk ısıtması, çift USB çıkışı, Aux ve 12 Volt çıkışları, elektrokrom iç ayna, geri görüş kamerası, far ve yağmur sensörü, yokuş kalkış desteği, hız sınırlama ve sabitleme sistemi, açısı ve pozisyonu ayarlanabilen ön kol dayanağı ve Bluetooth bağlantısı bulunuyor.


Sürüş


Peugeot'nun GTI veya RS logoları taşımayan modelleri genelde yumuşak sürüşleriyle dikkat çekerken 308'de durum biraz farklı. Yeni platform ve süspansiyon sistemiyle yola sağlam basan otomobilde kullanılan dar yanaklı lastikler de sportif sürüşleri destekliyor. Ani direksiyon hareketlerine anında cevap veren aracın dengesini bozmaması da dikkat çekici.

Direksiyon simidinin konumu herkesi mutlu etmese de küçük çap sayesinde kontrolü çok kolay. Zorlandığında önden kayan 308'in ESP'si oldukça geç devreye girerek sürücüye kontrol konusunda biraz daha özgürlük tanımış.

Kemikli yapısıyla dikkat çeken 6 ileri vitesli şanzıman da dinamik sürüşlerde zevk verirken dozlaması Alman otomobillerini hatırlatan fren sistemi güvenliği artırıyor. Konu güvenlikten açılmışken geceleri başarılı görüş sağlayan LED farlar ve kör nokta uyarı sisteminin başarısını belirtmeden geçmemeliyim.

Yeni platformu sayesinde önceki nesil modellerden daha hafif olan otomobil 1.160 kg ağırlığında. 1.6 litre hacimli turbo Diesel motoru 115 beygir güç, 270 Nm tork üretebilen araç 6 ileri vitesli manuel şanzımanla donatılmış. 15 ve 16 inç çaplı jantlarla maksimum sürati 194 km/s olan aracın 0'dan 100 km/s sürate ulaşması 10.2 saniye sürerken Allure donanımında sunulan 17 ve 18 inç çaplı jantlarla bu veriler 191 km/s ve 10.9 saniye oluyor.

Dikkatli kullanımda, düşük sabit süratlerde ortalama yakıt tüketim değeri 5 litre/100 km'nın altına düşürülebilen otomobilin test ortalamasıysa 6.5 litre/100 km olarak gerçekleşti.


Fiyat/Donanım


Peugeot 308'i, daha önce 2008'de deneme imkanı bulduğum 1.2 litre hacimli, benzinli motorla ve Access donanımıyla 50.000 TL'ye almak mümkün. Turbo Diesel motor isteyenler 1.6 litre hacimli ünitenin 92 beygir güç üretebilen versiyonunu yine Access donanımıyla 65.500 TL'ye alabilirken 115 beygir güç üretebilen e-HDI ünite Active donanımıyla 71.300 TL'ye mal oluyor. Bu motorla daha fazla donanım isteyenler içinse Allure paketi 76.300 TL'ye sunulmakta.

Standart donanımı zengin olan Allure paketinde elektrikli cam ve aynalar, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, tek ekrandan kumanda edilebilen araç bilgisayarı, ses ve havalandırma sistemleri, ön ve arka park sensörleri, çift bölgeli klima, USB, Aux ve 12 Volt çıkışları, elektrokrom iç ayna, far ve yağmur sensörü, yokuş kalkış desteği, hız sınırlama ve sabitleme sistemi, açısı ve pozisyonu ayarlanabilen ön kol dayanağı, Bluetooth bağlantısı, ön, yan ve perde hava yastıkları, elektronik el freni, Full LED farlar ve 17 inç çaplı jantlar bulunuyor.

Opsiyonel donanım listesi de uzun olan test aracında 18 inç çaplı jantlar (910 TL), Geri görüş kamerası + Navigasyon sistemi + Jukebox + 2. USB çıkışı (2.830 TL), Kör nokta uyarı sistemi (1.020 TL), Panoramik cam tavan (1.470 TL) ve Deri döşeme + Masaj + Isıtma + Elektrikli/Hafızalı koltuk (7.340 TL) sunuluyor.

Araç Türkiye'ye gelen ilk örneklerden olduğundan opsiyon listesinde bazı farklılıklar bulunmaktaydı. Örneğin Geri görüş kamerası + Navigasyon sistemi + Jukebox + 2. USB çıkışı ve Kör nokta uyarı sistemi otomatik park yardımcısıyla birlikte 3.750 TL'ye alınabilirken koltuk paketinde elektrikli ön koltuklar bulunmuyordu.


Sonuç


Peugeot'nun değişen yüzü oldukça çekici. Dış görünümde Alman rakiplerini andıran yeni nesil 308 ağırbaşlılığını iç mekana orijinal fikirlerle birlikte taşımış. Azalan düğmelerle orta konsolu, küçülen direksiyon simidi ve simetrik gösterge paneliyle sürücü konsolunda büyük yenilikler sunan aracın donanımı da rakipleriyle yarışabilecek seviyeye gelmiş.

Geçmişte olduğu gibi en başarılı küçük hacimli Diesel ünitelerden birisine sahip olan Peugeot'nun sürüş dinamikleri şaşırtıcı şekilde iyileşirken ses izolasyonu etkileyici düzeye ulaşmış. Değişkenlik açısından da rakipleriyle başabaşa olan otomobilin genel kalitesinin de artmış olması oldukça sevindirici.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

18 yorum:

  1. direksiyonun göstergeleri perdelemesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim oturma pozisyonumda direksiyon en üst konumunda olsa da perdelemiyordu. Hatta Peugeot'nun iki gösterge grubu arasında açtığı aralığa giriyordu tam üst kısmı. O nedenle başarılı buldum.

      Sil
  2. Hersey tamam da su devir gostergesi cok rahatsiz edici, simetri uğruna abartılmis bence...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanırsam Aston Martin modellerinden esinlenmiş Peugeot bu konuda.

      Sil
  3. Farlarda nokta ledler yerine cizgisel led kullanilsa cok daha iyi olurmus. Tasarimi guzel olmus. Arac da iyi bir arac. En azindan VW Golf gibi ADAC sahtekarliklarina daha bulasmadilar.

    YanıtlayınSil
  4. Motor benzinliden dizele değişince fiyatında birden 15.500 tl coşması gerçekten çok ilginç, ülkemize has bir durum olsa gerek.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Atmosferik emisli 1.2 litre hacimli uniteyle 1.6 turbo Diesel arasindaki farka bakarak yorum yapmak yanlis olur. Sonucta ilki o kadar da etkileyici bir motor degil. Bunun yaninda 1.6 turbo benzinli ile yapilan karsilastirmada da 11.000 TL uzerinde fark oldugu goruluyor ki bu da tamamen arz talep dengesizliginden kaynaklaniyor. Ihtiyaci olsun olmasin herkes Diesel almak isterse adamlar da fiyati sisiriyor dogal olarak. Sahsen ben bu segmentte bir arac dusunuyor olsam Diesel dusunmem. Hem cok daha ucuz hem de daha performansli benzinli secenekleri mevcut neredeyse butun C segmenti otomobillerin. Araci otobus veya kamyon olarak kullanmadiktan sonra hic gerek yok Diesel'e.

      Sil
    2. yılda 30+ bin km yapılırsa da dizel almak gerekir diye düşünüyorum ben.1 yılda parasını çıkarıyo araç.hatta türkiyede yılda 20 bin km yapılıyor olsa bile dizel araç öne çıkıyor.sorun benzinin çok pahalı olması.avrupada,amerikada mazot daha pahalıyken bizde benzin daha pahalı.ha bizimkiler bunu o şekilde düzenleyecek olsa benzinin fiyatını düşürmek yerine mazotun fiyatını uçururlar o ayrı

      Sil
    3. Bu araçta 6.5 litre/100 km ortalamasına ulaştım. Benzinli versiyonda da 8-8.5 litre/100 km tutturulabiliyor rahatça. Hadi 8.5 diyelim. 100 km'de 13.9 TL fark ediyor. Amorti etmesi için yine 80.000 km civarı yol yapılması lazım ki bu sadece tüketim farkı. Diesel motorların daha sık servise girdiğini ve servis giderlerinin de daha fazla olduğunu unutmamak lazım. Şahsen ben alım sırasında onlarca bin lira fazla ödeme yapacağıma az ödeyip daha sonra kullandığım kadar fazla ödeme yapmayı tercih ederim. Performans artısı da yanıma kar kalır.

      Sil
    4. şimdi dizeller biraz da fazla km yaptıkları için sık servise giriyor.80 bin km dediğiniz de çok değil.yakıt farkı o kadar az olsa bile yılda 25 bin km barajını aştığınızda 3 yılda çok rahat ulaşıyorsunuz 80 bine.bir aracın ortalama 5 yıl kullanıldığını düşünürsek servis masraflarını vs. katsak bile dizel daha karlı görünüyor.bi de benzinli bir araçla uzun yola çıkmak maddi olarak daha ağır.ha totalde baktığımız zaman pek farketmiyor gibi ama yolda x lira harcamak yerine 2x lira harcamak psikolojik olarak etkiliyor dizeller biraz da psikolojik olarak şehirler arası durumu nedeniyle de ön plana çıkıyor.bunu kabul ediyorum.tabi bu durum yakıt fiyatlarından kaynaklanıyor yoksa başka yerde olsak ben de benzinliyi tercih ederim.

      Sil
    5. Diesel motorların yaptıkları yolla ilgili değil servis sıklığı. Biri 20.000, diğeriyse 25.000 km'de servise giriyorsa 100.000'de Diesel bir kere daha fazla girmiş olacaktır. Bu da ekstradan yüzlerce liralık harcama demek.

      Bununla birlikte 3-4 sene sonra kendini amorti edebilme potansiyeline sahip bir araç almak için başta binlerce lira daha fazla harcamak mantıklı değil. Aynı para çok daha iyi değerlendirilebilir. Depo başına 30-40 TL harcamak psikolojik rahatsızlık oluşturuyorsa aracı alırken verilen %15-20 farkın daha büyük bir rahatsızlık oluşturmasını bekliyorum ben.

      Hiçbir işte iki gün sonrasından fazlasını düşünmeyen bir milletin iş otomobil olduğunda seneler sonrasının amortismanını düşünmesi de ilginç geliyor bana. Neyse ki bu durum benim gibilerin işine yarıyor. Geçen gün piyasa araştırması yapıyordum. Bir BMW 525d'nin fiyatı aynı yaş ve km'de 535i'ninkiyle eşit neredeyse. Performans sevenler için harika bir durum.

      Sil
    6. yani az km yapan biri için iyi bir durum dediğiniz gibi ona itirazım yok.o az km'de de keyfini çıkarmak mantıklı olan.en basit örneği veriyim.şu an staj yaptığım yerde sadece benim aracım benzinli.çünkü insanlar zaten haftanın 5 günü neredeyse kullanmayacakları araç için dizel külfetine girmek istemiyor.şahsen ben de çalışıyor olsam benzinli araç alırdım.ama diğer yandan soyadımdan da anlaşılacağı üzere ailecek çok geziyoruz ve alacağımız araç dizel olduğunda fark 1 senede çıkıyor neredeyse :) tam geçen sene bu zamanlar aldığımız araç 33 bin km oldu bile şimdiden.bi de istanbul trafiğinde yakacağı benzini düşündüğümüzde neredeyse şimdiden çıkarttı parasını.diğer yandan da performans isteyince bir şeyler eksik kalıyo bu da sizin haklı olduğunuz nokta.açıkçası ben de araba diyince ekonomi düşünmek yerine sizin gibi sürüş keyfi ve performansı ön planda tutmak isterim ama türkiyede yaşadığımız için malesef bir yere kadar öncelikli oluyor :)

      Sil
    7. 'sadece benim aracım dizel' olcaktı o bu arada :)

      Sil
  5. Onur Bey, 1.2 puretech motordan hala haber yok mu ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Var. 23'ünde basın lansmanına gidiyorum.

      Sil
    2. Peki fiyat konusunda bir bilginiz var mı ? 1.6 156 hp olandan versiyondan pahalı mı olur ? Yoksa aşşağı yukarı aynı mı olur ?

      Sil
    3. Henüz yok fakat ben olsam otomatik şanzımanlı modelini manuel şanzımanlı THP ile aynı fiyata satardım.

      Sil
    4. Ama Peugeot'nun farklı fikirleri var :) 1.2 manuel, 1.6 manuel'den 600 TL ucuz sadece. 1.2 otomatik için de ekstra 5.500 TL isteniyor. Manuel isteniyorsa 1.6 daha mantıklı.

      Sil