18 Haziran 2011 Cumartesi

Ford Focus


Şayet televizyon seyrediyorsanız Ford'un 3. nesil Focus reklamlarına denk gelmemiş olmanız imkansıza yakın. Otomatik park etme sistemi ve acil durum frenleme sistemi gibi, sınıfında ilk defa kullanılan elektronik sistemleri konu alan reklamların bize kısa sürede tanıtmaya çalıştığı bu donanımları bizzat test ederek deneme fırsatı buldum.

11 Haziran 2011 tarihinde Şile'de yapılan organizasyon sırasında 3. nesil Focus'un ülkemiz pazarında nasıl bir trennd izleyeceği hakkında da bir ön gösterime şahit olduk. Ford Otosan kurumsal iletişim müdürü Değer Yaycıoğlu Öztürk'ün de hazır bulunduğu toplantı sırasında edindiğim bilgilerden ilki 2. nesil Focus'un bir süre daha 3. nesil kardeşi ile birlikte üretilecek olması oldu. 2011 yılı içerisinde Türkiye'de 10.000 yeni Focus satmayı planlayan Ford Otosan, yılın ilk 6 ayında tek tabanca olan 2. nesil modeldense 15.000 adet satmayı planlamış.

Otomatik park ve fren sistemlerinin yanında kör nokta uyarısı, şerit takip ve trafik işaretleri okuma sistemi gibi yenilikçi uygulamalara da sahip olacak Focus'un, daha önce A.B.D. üretimi Ford modellerinde gördüğümüz Sync araç-yolcu arabirimi de önümüzdeki aylarda donanıma katılacak. Ford'un One Ford stratejisinin bir meyvesi olan Focus %80 ortak parça kullanımıyla 3 kıtada üretilip 120'den fazla ülkeye satılacak ki bu bile araçtan beklentilerin üst seviyeye çıkmasına neden oluyor.

Organizasyon sırasında deneme olanağı bulduğumuz ilk özellik olan otomatik park sistemi seri olarak ilk olarak Lexus ile alınırken Avrupa'ya Volkswagen ile adım atmıştı. Benzerlerindeki gibi tampon yanlarında bulunan alıcı-vericilerle park yeri arayan sistem, istenilen genişlikte bir alan bulduğunda sürücüsünü orta konsolda bulunan ekran yardımıyla uyarıyor. Bundan sonra sazı eline alan araç direksiyon kumandalarını kendisi vererek park manevrasını tamamlıyor. Bu sırada sizin yaptığınız tek şey ise gaz ve fren pedallarını kontrol etmek.

İkinci ilginç elektronik yardımcı olan aktif şehiriçi güvenlik sistemi de bir zamanların kardeş firması Volvo'da olduğu gibi çalışıyor. İç dikiz aynasının gerisine yerleştirilen sensörler yolu sürekli gözetlerken ön kısımda sürücünün fark etmediği tehlikeler çok yaına geldiğinde fren yapmaktan çekinmiyor. 15 km/s'e kadar olan süratlerde kazaları tamamen önleyebilen sistem bu süratin üzerine çıkıldığındaysa hasarı azaltma rolü oynuyor.

Elektronik sistemleri bir kenara bırakıp kısa fakat oldukça eğlenceli geçen test sürüşünden edindiğim izlenimlere gelecek olursam Ford'un Focus ile yol tutuş konusunda yine liderliğe oynadığını söyleyebilirim. Standart donanımda sunulan 16 inç çaplı küçük jantlara ve bu nedenle yanakları oldukça geniş olan lastiklere rağmen yüksek süratlerde dar yollarda bile kopmalar yaşanmaması etkileyici. Dinamik tork kontrolünün de yardımıyla virajlarda oldukça kontrollü bir izlenim bırakan Focus'un asıl başarısıysa bozuk yol performansı. Testimiz sırasında özellikle kaçmadığımız çukurlardan bazıları, yaklaştığımızda gözlerimizi kıstığımız cinsten olsalar da iç mekanda sadece düşük seviyede sesler ve ufak sarsıntılar hissetmemiz sistemin başarısını gözler önüne seriyor.

Övgüyü hak eden ikinci özellikse ses yalıtımı. Bunu test etmek için en iyi motor seçeneğiyse elbette turbo Diesel ünite oldu. Motorun ses seviyesi bir önceki modele göre daha düşük olsa da devirli kullanımda bile iç mekana ses sızdırmayan izolasyonun görevini ne derece başarıyla yaptığını da bu sayede gördüm.

Konu motordan açılmışken, ülkemizde satışların büyük kısmını oluşturacak olan 1.6 litre hacimli turbo Diesel motorun 115 beygir güç, 270 Nm tork üretebilen versiyonu 6 ileri vitesli manuel şanzımanla tam bir keyif makinesi halini alıyor. Yüksek torkunun da katkısıyla sakin kullanımda fazla vites değiştirmeye gerek bırakmayan motor kıvrak yapısıyla Şile'nin dar ve virajlı yollarında zevk veren bir üniteye dönüşüyor.

Şimdilik sadece sedan ve hatchback gövde seçenekleriyle ithal edilecek olan yeni Focus'un station wagon versiyonu gelecekte ürün gamına katılacak. Giriş modeli olarak kabul edilen 125 beygir gücündeki benzinli model, turbo beslemeye sahip 180 beygirlik versiyonda olduğu gibi 1.6 litre hacimli motora sahip. Aynı hacimli turbo Diesel versiyonlardan ilki 95, ikincisiyse 115 beygir güç üretebilirken 125 beygirlik benzinli versiyon haricinde bütün modellerde 6 ileri vitesli manuel şanzıman standart olarak sunulmakta. 5 ileri vitesli şanzımana sahip modelin avantajıysa, gelecek aylarda opsiyonel olarak sunulmaya başlanacak olan 6 ileri vitesli çift debriyajlı yarı otomatik şanzımanı sunan tek model olacak olması.

3. nesil Focus'un bende bıraktığı ilk izlenimler oldukça olumlu oldu. Yenilikçi elektronik yardımcılarının yanında artan kalite düzeyi ve başarılı motor-şanzıman seçimi eski modelden alıştığımız sportifliği bizden uzaklaştırmıyor. Beni oldukça etkileyen aracın daha geniş bir yol testini ilerleyen haftalarda yazmaya çalışacağım.

Organizasyon sırasında yaşananları, çekilen resimlerden veya araç içi kamera görüntülerinin de bulunduğu videodan takip edebilirsiniz.

2 yorum:

  1. VW Golf'ün 6.serisinde otomatik paralel park sistemi 3.nesil Focus çıkmadan önce mevcuttu, yanlışmı hatırlıyorum ?

    1.6 Turbo 180HP motor, Astra ve Insignia'da kullanılan motorlarla aynı mı ?

    YanıtlayınSil
  2. Touran ile tanıttı Volkswagen paralel park etme sistemini. Ondan sonra başka modellere de yerleştirdi.

    Bu opsiyonu ilk olarak seri üretime sokansa Lexus. LS Serisinde opsiyonel donanım olarak vermişti.

    Motor aynı hacim ve güçte olsa da Opel'in kullandığından farklı.

    YanıtlayınSil