17 Aralık 2013 Salı
Kia Optima 2.4 EX
2013 yılı A.B.D. testlerimin sonuncusuna geldik. Bu son testte yine Güney Kore merkezli bir üreticiyi konuk ediyorum. Kardeş firmalar Hyundai ve Kia'nın son on yılda aldığı yolu en iyi şekilde açıklayan araçlar belki de büyük sedan modelleri. Astronomik vergiler nedeniyle Türkiye'de fiyatları aşırı yüksek olsa da özellikle Kuzey Amerika pazarında sık sık karşımıza çıkan bu otomobillerden birisi de Kia Optima.
2010 yılında tamamen yenilenmiş bir şekilde karşımıza çıkan aracın şık görünümü ve zengin donanımının yanında düşük tutulan fiyatı da çekiciliğini artırıyor. Aslında Türkiye için daha uygun bir seçenek olan, 2 litre hacimli turbo beslemeli motor ürettiği 274 beygir güç, 365 Nm torkla beni kendisine daha çok çekmiş olsa da test aracım malesef 2.4 litre hacimli motorla donatılan versiyon oldu.
Dış Mekan
4.844 mm boya, 1.829 mm genişliğe ve 1.450 mm yüksekliğe sahip olan otomobilin aks mesafesiyse 2.794 mm olarak açıklanıyor.
Şık bir görünüme sahip olan sedanın ön panjuru tipik Kia çizgilerini taşırken farlar ve ön tampon alçaltılmış bir Sportage görünümü sunuyor. Ön çamurlukların arkasına ince hava yarığı görünümlü parçalar ekleyen firma EX donanımında 17 inç çaplı jantlar sunuyor. Şişkin çamurluklarla güçlü bir görünüm sunan Optima'nın tavan çizgisi de geriye doğru şık bir şekilde alçalıyor.
Yan aynaların seviyesinden başlayıp kapıların üzerinden arka camın alt kısmına kadar uzanan bir krom şeritle donatılan otomobilin arka kısmında uzun bir bagaj kapağı, ince uzun stoplar ve çift egzoz çıkışı dikkat çekiyor.
İç Mekan
Sürücü tarafında, araç büyüklüğü dikkate alındığında ortalama boyutlarda olduğu söylenebilecek kapı içi cebin kenarında yakıt deposu ve bagaj kapaklarının açma düğmeleri yer alıyor. Daha yukarıda ergonomik bir yerleşime sahip cam ve ayna kumandaları görülebilirken ahşap kaplama ve çift renkli görünüm ön konsolun da bir aynası olmuş.
Sürücü odaklı bir ön panele sahip olan Optima'da bir kısmı deri kaplanmış ön panel, üzerinde bilgisayar, ses, telefon ve hız sabitleme sistemlerinin kumandaları bulunan ısıtmali direksiyon simidi, kromajlı çerçevelere sahip üç yuvarlak gösterge görülürken orta konsolda ses ve havalandırma sistemi kumandaları, çift 12 Volt soketi, USB ve Aux girişleri bulunuyor.
Ön kısmında ahşap kaplama kullanılan vites konsolunda şık görünümlü vites kolunun yanında ön koltuk ısıtma ve havalandırma kumandaları görülebilirken daha arkada iki büyük bardaklık ve altında büyük bir göz yer alan kol dayanağı bulunuyor. Bu gözün üst kısmında yerinden çıkarılabilen bir göz de bulunmakta.
Arka kısımda küçük kapı içi cepleri ve camlarla birlikte koltuk ısıtıcılarını da kumanda edebilen düğmelerle donatılmış kapılar, havalandırma çıkışları, bardaklığa sahip kol dayanağı dikkat çekerken deri döşemeye sahip koltukların bu bölümde iki kafalık sunması Avrupa pazarı için yeterli değil.
Tavana bakıldığında önde bir gözlük kabı, garaj uzaktan kumandası ve elektrokromik ayna dikkat çekerken panoramik cam tavan da gözden kaçacak gibi değil. 436 litre hacimli bagajı küçük olan aracın arka koltuk sırtlıkları yatırılabiliyor olsa da ortaya çıkan boşluk oldukça dar.
Konfor
Kia'nın büyük bir sedan modeli olduğundan konfor seviyesinin üst düzeyde tutulmaya çalışıldığı belli olan bu Optima'nın süspansiyon sistemi Avrupa pazarı için biraz yumuşak olsa da Kuzey Amerika'da rahatsızlık vermiyor. 215/55-17 ölçülerindeki lastiklerin çok geniş olmayan yanakları istenmeyen salınımları azaltabilmiş.
Direksiyon sistemi de spektrumun yumuşak kısmına daha yakın olan otomobilin rüzgar ve yol sesi izolasyonlarıysa başarılı. Çift egzoz çıkışından gelen sesler de sportif sayılabilecek Optima'nın 6 ileri vitesli otomatik şanzımanı da başarılı geçişleriyle göz dolduruyor. Düz bir yola sahip olan vites kolunun sola çekilerek manuel kullanıma olanak sağlaması da olumlu.
EX paketi toplam 5 donanım seviyesinin ikincisi olsa da sunulan opsiyonların çoğunu hazır bulunduran test aracının konfor seviyesi bu sayede yükselmiş. Isıtma sistemine sahip direksiyon simidi üzerinden ses sistemi, cruise control, telefon ve yol bilgisayarı kontrol edilebilirken hem ön hem de arka koltuklarda ısıtma sistemi bulunması dikkat çekici. Ön koltuklarında havalandırma da bulunan test aracının diğer konfor donanımları arasında çift bölgeli tam otomatik klima, elektrikli cam ve aynalar, 6 ileri vitesli otomatik şanzıman, elektrokromik iç ayna, panoramik cam tavan, 8 hoparlör, subwoofer, USB ve Aux bağlantısına sahip, Infinity ses sistemi ve arka koltuklar için havalandırma ızgaraları olarak sıralanabilir.
Arka koltuklarda ek havalandırma kanalları sunarak beğenimi kazanan Optima'nın bu kısımda sunduğu diz mesafesi boyutlarına göre ortalama seviyede. Baş mesafesi de şık tavan çizgisi nedeniyle bol olmayan otomobilin Kuzey Amerika versiyonlarında toplam dört kafalığın sunulmasıysa bu pazarın bir yönelimi olarak görülebilir.
Sürüş
Aslına bakarsanız Optima'nın Kuzey Amerika pazarında sunulan diğer motor seçeneğini test edemediğime en çok bu bölüm yüzünden üzüldüm. Daha sert süspansiyon sistemi ve 18 inç çaplı jantlarla gelen 2 litre hacimli turbo beslemeli motorun gücü ve torku da çok daha yüksek.
Gereğinden daha yumuşak bir süspansiyon sistemine sahipmiş gibi davranan aracın 1.484 kg ağırlığıyla ani direksiyon hareketlerine uzun salınımlarla cevap vermemesiyse başarılı. Başarılı dozlamaya sahip olan fren pedalı ve manuel modu olan otomatik şanzımanı da sportif sürüşler için uygunken 2.4 litre hacimli motorun turbo beslemeli kardeşi kadar canlı olmaması bu modelde biraz moral bozuyor.
192 beygir güç, 245 Nm tork üretebilen 2.4 litre hacimli motorun 6 ileri vitesli otomatik şanzımanla birleşmesi sonucunda otomobilin 0'dan 100 km/s sürate ulaşması 9.5 saniye sürerken maksimum sürat 220 km/s. Büyük hacimli benzinli motor, otomatik şanzıman ve ağırlığa rağmen aracın yakıt tüketim değerleri gayet başarılı. Test boyunca ortalama 8.6 litre/100 km'lik ortalama tutturan otomobilin bu ortalaması düşük süratli otoyol sürüşlerinde 7 litre/100 km'nin altına indirilebiliyor.
Fiyat/Donanım
Avrupa pazarında pek karşılaşılmayan bir motor seçeneğine sahip olan test aracımın LX donanımıyla başlangıç fiyatı 21.500 Dolar. Kuzey Amerika'da daha düşük fiyat etiketine sahip olan 2.4 litre hacimli motor EX donanım paketiyle birlikte 23.900 Dolar karşılığında satın alınabiliyor.
Standart donanımında 17 inç çaplı jantlar, elektrikli cam ve yan aynalar, CD ve MP3 çalabilen, USB ve Aux girişli, 6 hoparlörlü ses sistemi, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, cruise control, 6 ileri vitesli otomatik şanzıman, Bluetooth bağlantısı, yol bilgisayarı, otomatik olarak kararabilen iç ayna, deri koltuk döşemesi, ahşap kaplama, elektrikli sürücü koltuğu, ön, yan ve perde hava yastıkları, yokuş kalkış yardımcısı ile kromajlı iç ve dış kapı kolları bulunan otomobilde 3.150 Dolar karşılığında Premium paketi sunulmakta.
Bu paketle birlikte sunulan donanımlar arasındaysa 8 hoparlör ve subwoofer sunan Infinity ses sistemi, panoramik cam tavan, dokunmatik ses sistemi kumandası, elektrikli katlanabilir yan aynalar, sürücü koltuğu hafızası, elektrikli yolcu koltuğu, ısıtmalı direksiyon simidi, havalandırmalı ön koltuklar, ısıtmalı ön ve arka koltuklar bulunuyor.
Sonuç
Güney Kore merkezli üreticilerin geldikleri kalite seviyesini en iyi şekilde gösteren araçların başında büyük sedan modeller geliyor. Kuzey Amerika'da kendisinden büyük iki farklı sedan Kia bulunsa da ülkemizde satılan en büyük dört kapılı Kia olan Optima'nın marka imajını olumlu etkilediği bir gerçek. Şık çizgileri ve güçlü görünümüyle makul bir seçim olan otomobilin sportif motor seçenekleri de çekici.
Yurtdışında seçenekler iç açıcı olsa da Türkiye'de sadece 1.7 litre hacimli turbo Diesel motorla alınabilen aracın 2.4 litre hacimli benzinli motoru, saçma vergiler nedeniyle neleri kaçırdığımızı gösterir gibi. Sunulan özelliklere göre çok savurgan da olmayan motor turbo beslemeye sahip benzinli kardeşi kadar canlı olmasa da her gün sportif sürüş aramayan müşteriler için iyi bir seçim.
Fotoğraflar
Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.
Opel ADAM by Bryan Adams ve Valentino Rossi
Opel'in minik hatchback modeli ADAM iki yeni özel üretim modele kavuştu. Müzisyen Bryan Adams'ın ismini taşıyan ilk otomobilden sadece 10 adet üretileceği açıklanırken motosiklet yarışlarının ünlü ismi Valentino Rossi'nin ismini taşıyan araç tek örnek.
Siyah renkli tavan ve jantlar, koyulaştırılmış aydınlatma grubu ve koyu renkli kamuflaja sahip gövdeyle dikkat çeken ilk otomobilin satışından elde edilecek olan gelir Bryan Adams vakfına bağışlanacak.
İkinci otomobil üzerindeki desenler Rossi tarafınadn tasarlanırken jantlarda neon sarı ve siyah renkler kullanılmış. Bu aracın satışında elde edilecek gelirse bir hastaneye bağışlanacak.
RevoZport LaMotta
Lamborghini'nin dikkat çekici araçlarından Aventador düşük güçlü olarak nitelendirilecek bir otomobil olmasa da modifikasyon firmaları bu boğa üzerinde çalışmaktan korkmuyor. Bu firmalar arasına katılan RevoZport Racing ortaya çıkan araca ilginç bir isim de vermiş.
İsmini Amerikalı boksör Giacobbe "Jake" LaMotta'dan alan aracın üzerinde yapılan değişiklikler arasında ön tampon altına eklenen splitter, hava çıkışlarına sahip daha geniş yan etekler, büyük bir spoiler ve difüzör yer alıyor. Ön aksta 20, arkadaysa 21 inç çaplı jantlar kullanılırken karbon fiber parçalar sayesinde ağırlıkta 80 kg'lık bir düşüş yaşanmış.
6.5 litre hacimli v12 motor üzerinde de çalışmalar yapılırken yeni egzoz sistemi sayesinde hem ağırlık azalmış hem de toplam gücün 820 beygire ulaşması kolaylaşmış.
MINI John Cooper Works Concept
Geçtiğimiz haftalarda yeni nesil modelleri tanıtılan MINI'nin en sportif modeli John Cooper Works konsept versiyonuna kavuştu. Sportif detaylarla bezenen araç 2014 Detroit otomobil fuarında tanıtılacak.
Geniş hava girişlerine sahip ön tampon, kontrast renklerde şeritler, 18 inç çaplı jantlar, daha büyük bir spoiler, sportif görünümlü arka tampon, difüzör, kırmızı renkli fren kaliperleri, ortaya yerleştirilmiş ve çevresinde karbon fiber muhafaza bulunan çift egzoz çıkışı otomobilin tasarım farklılıklarından öne çıkanlar.
İç mekan fotoğrafları henüz paylaşılmayan otomobilin performans verileri de açıklanmasa da Cooper S'te görev yapan turbo beslemeye sahip 2 litre hacimli motorun daha güçlü bir versiyonunun bu aracın kaputu altında da yer bulması bekleniyor.
16 Aralık 2013 Pazartesi
BMW M235i Racing
BMW 2 Serisi'nin M Performance modellerinin ardından sıra geldi yarış versiyonuna. Kaputu altında büyük bir farklılık sunmayan aracın görünümüyse değişmiş.
M renkleriyle bezenen gövde üzerinde genişleyen çamurluklar dikkat çekerken yan etekler içeriye çekilmiş. Ön tampon altına bir splitter eklenen otomobilin arka tamponu altına difözör yerleştirilirken bagaj kapağının üzerine de ince bir spoiler eklenmiş.
4.454 mm boya, 1.862 mm genişliğe ve 1.380 mm yüksekliğe sahip olan aracın aks mesafesi 2.690 mm olarak açıklanırken jant çapları 18 inç.
Egzoz, fren ve süspansiyon sistemleri yenilenen aracın iç mekanında yarış koltukları, 6 noktadan bağlantılı sabit emniyet kemerleri, yerinden kolayca çıkartılabilen direksiyon simidi, vites değiştirme kulakçıkları ve tam boy takla kafesi bulunuyor.
Kaputu altında kullanılan çift turbo beslemeye sahip 3 litre hacimli motor yeni egzoz sistemi sayesinde 333 beygir güç, 450 Nm tork üretebilen otomobilin satış fiyatı vergiler hariç 59.500 Euro.
Mercedes-Benz C Serisi
Haftalar önce elde edilen fotoğraflar nedeniyle bir süredir neye benzeyeceğini bildiğimiz Mercedes C Serisi sonunda resmen tanıtıldı. Kaputu altında da beklenen yenilikler olan otomobilin donanımında da tahmin edildiği gibi geliştirmeler yapılmış.
Dış görünümü yeni nesil S Serisi'nin küçültülmüş bir versiyonuna benzeyen otomobilde full LED aydınlatma grubu, küçük stoplar ve ucu bir spoiler seklinde tasarlanmış bagaj kapağı dikkat çekerken AMG paketinde sunulan tamponlar bu versiyonları daha sportif göstermiş.
4.686 mm'ye ulaşan boyu 95 mm uzamış olan otomobilin 40 mm artan genişliği de 1.810 mm. Yüksekliği 1.442 mm olarak açıklanan aracın aks mesafesi 80 mm gibi bir uzamayla 2.840 mm'ye ulaşırken bagaj hacmi de 480 litre olmuş.
İç mekan fotoğrafları Ekim ayında basına dağıtıldığından bu bölümde daha da az şaşırtan otomobilin güzel görünmediğini söylemek zor. Metal görünümünü sadece kapı kolları, göstergeler ve havalandırma ızgaralarından hoparlör kapakları, cam açma düğmeleri ve elektrikli koltuk kumandalarına yayılmış. İnce ve şık görünümlü düğmelerle donatılan orta konsolun üzerine sabit bir ekran eklenirken vites konsoluna hoş tasarımlı bir COMAND kumanda kolu eklenmiş.
Standart süspansiyon sisteminde üç farklı sürüş modu bulunacak olan otomobilin sportif modu aracı 15 mm alçaltacak. Opsiyonel donanımlar arasında sunulan ve elektro-pnömatik seviye ayarlı AIRMATIC daha önce S Serisi'nde tanıtılmıştı.
Kaputu altnda ilk etapta 3 motor seçeneği sunacağı açıklanan C Serisi'nin yakından tanıdığımız C180 modelinde kullanılan turbo beslemeye sahip 1.6 litre hacimli motoru 156 beygir güç, 250 Nm tork üretebiliyor. C200 modelinde görev yapan 1.9 litre hacimli motor 184 beygir güç, 300 Nm tork üretebilirken C220 BlueTEC'in 2.1 litre hacimli turbo Diesel ünitesi 170 beygir güç, 400 Nm tork üretebilmekte.
Bu turbo Diesel motorun 115 ve 204 beygir güç üretebilen versiyonları gelecekte piyasaya sürülecekken aynı ünite hibrit modelde de görev yapacak. C300 BlueTEC HYBRID isimli aracın turbo Diesel ve elektrik motorları daha önce testini yaptığım E300 BlueTEC HYBRID'inkiyle aynı.
Türkiye pazarı içinse asıl önemli yenilik 1.6 litre hacimli turbo Diesel motorlar olacak. 115 beygir güç, 280 Nm tork ve 136 beygir güç, 320 Nm tork üretebilen iki versiyona sahip olacak bu motor Renault kaynaklı.
Motor seçeneğine göre 6 ileri vitesli manuel veya 7 ileri vitesli otomatik şanzımanla ısmarlanabilecek olan otomobilde arkadan itişin yanında dört tekerlekten çekiş sistemi de sunuluyor. Fiyatlarsa Almanya pazarında 33.558 Euro seviyesinden başlıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












