20 Kasım 2013 Çarşamba

Jaguar F-Type Coupé


Jaguar, bir süredir beklenen modeli F-Type Coupé'yi tanıttı. Üzeri açılan versiyonu kadar sportif bir duruş sunan araçla birlikte ailenin en güçlü versiyonu da ortaya çıktı.

Genel hatları C-X16 konseptiyle aynı olan otomobilin ön ve arka tasarımı roadster versiyondan alınırken bombeli cam tavanı farklılık yaratıyor. İç mekanında da bir sürpriz yaşanmayan F-Type Coupé'nin motorları da tanıdık.


Kompresör beslemeye sahip 3 litre hacimli v6 üniteler standart sunumda 340 beygir güç, 450 Nm tork üretebilirken S modelde bu veriler 380 beygir ve 460 Nm olarak değişiyor. Bu araçların 0-96 km/s deparları sırasıyla 5.1 ve 4.9 saniye sürerken maksimum süratler 260 ve 275 km/s.


F-Type Coupé'nin sunduğu asıl yenilikse kompresör beslemeye sahip 5 litre hacimli v8 motorun 550 beygir güç, 680 Nm tork üretebilen versiyonu. Bu üniteyle 0'dan 96 km/s sürate 4 saniyede ulaşabilen otomobilin maksimum sürati 300 km/s'te sınırlandırılmış.

Porsche Macan


Porsche Cayenne'in küçük kardeşi sonunda gün yüzüne çıktı. Aylardır casus fotoğraflarıyla yetindiğimiz aracın resmi fotoğraflarıyla birlikte etkileyici performans rakamları da paylaşıldı.

4.699 mm boya, 1.923 mm genişliğe ve 1.624 mm yüksekliğe sahip olan aracın aks mesafesi 2.807 mm olarak açıklandı. Temellerini paylaştığı Audi Q5'ten 70 mm daha uzun, 24 mm daha geniş ve 30 mm daha alçak olan aracın iz genişlikleri de önde 35, arkada 36 mm genişlemiş.

Çok da sürpriz olmayan bir şekilde önden bakıldığında küçültülmüş bir Cayenne'e benzeyen aracın arkasına geçildiğinde 918 Spyder'dan esinlenmiş gibi görünen LED stoplar dikkat çekiyor.


İç mekana geçildiğinde üç kollu sportif direksiyon simidi anında dikkat çekerken orta konsol ve düğmelerle dolu olan yatık tasarımlı vites konsolu Panamera'yı andırıyor.

Kaputu altında üç farklı v6 motor seçeneği bulunan Macan'ın 3 litre hacimli iki ünitesinden turbo Diesel olanı 258 beygir güç, 580 Nm tork üretirken çift turbo beslemeye sahip benzinli kardeşi 340 beygir güç, 460 Nm torka sahip. ileri vitesli otomatik şanzımanla 0'dan 100 km/s sürate 6.3 saniyede (Sport Chrono paketiyle 6.1 saniye) ulaşabilen turbo Diesel modelin maksimum sürati 230 km/s olarak açıklanırken benzinli versiyonda bu veriler 5.4 saniye (Sport Chrono paketiyle 5.2 saniye) ve 254 km/s olarak açıklandı.

Şimdilik ailenin en güçlü versiyonu olan Macan Turbo'da kullanılan 3.6 litre hacimli ünite de çift turbo beslemeye sahip. 400 beygir güç, 550 Nm tork üretebilen aracın 0'dan 100 km/s sürate ulaşması 4.8 saniye (Sport Chrono paketiyle 4.6 saniye) sürerken maksimum sürati 266 km/s.

Tamamında 7 ileri vitesli, çift kavramaya sahip yarı otomatik şanzıman kullanılan araçlarda 18 ve 19 inç çaplı jantlar standart olarak bulunsa da 20 ve 21 inç çaplı örnekler ek ücret karşılığında alınabilecek. Macan ailesinin Almanya fiyatı 57.930 Euro seviyesinden başlıyor.

Nissan GT-R


Bu yıl Tokyo otomobil fuarında GT-R NISMO'yu tanıtacak olan Nissan aynı zamanda en sportif modelinin geliştirilmiş halini de sergileyeceğini açıkladı.

İlk bakışta fark edilmesi zor olan farklılıklardan ilki full LED farlar. Yeni bir kırmızı tonunu da gövde rengi seçenekleri arasına katan Nissan LED stopların da iç yapısını değiştirmiş.


İç mekanında da bej deri döşeme seçeneği sunulan aracın direksiyon, fren ve süspansiyon sistemlerinde geliştirmeler yapılırken motora dokunulmamış.

Honda MC-β


Japon üretici Honda şehir kullanımı için geliştirdiği elektrik motorlu otomobil konsepti MC-β'yı tanıttı. Performansı beklendiği gibi yüksek olmayan otomobilin menzili de boyuyla orantılı.

İki kişilik bir otomobil olan MC-β'da kullanılan elektrik motoru 15 beygir güç üretebiliyor. 70 km/s maksimum sürate sahip olan aracın menziliyse 80 km'nin üzerine çıkabiliyor. Pillerin 200 Voltluk soketlerde şarj edilme süresiyse 3 saatin altında.

19 Kasım 2013 Salı

Dodge Charger ve Challenger 100th Anniversary Edition


Chrysler alt markalarından olan Dodge, 100. yaşını özel bir paketle kutluyor. Teknik bir yenilik içermeyen bu donanım şimdilik iki araçta sunulacak.

Bu özel Charger ve Challenger modellerinde farklı renkte bir ön panjur, 100. yıl logoları ve 20 inç çaplı jantlar kullanan Dodge Charger'da ek olarak bir de spoiler sunuyor.


Charger'ın iç mekanında mat metal görünümlü kaplamalar siyah veya bordo deri döşemeler, özel logolu paspaslar, Uconnect eğlence sistemi, Beats by Dr. Dre ses sistemi, alt kısmı düzleştirilmiş direksiyon simidi ve 100. yıl logolarına sahip bilgisayar açılış ekranlarıyla koltuk sırtlıkları dikkat çekiyor.


Challenger'ın iç mekanında da aynı farklılıkları sunan Dodge bu araca ek olarak farklı vites topuzu ve metal pedal setini de eklemiş. SXT Plus ve R/T Plus donanım paketlerine ek olarak sunulan 100. yıl donanımı Charger'da 2.200, Challenger'da 2.500 Dolar farkla alınabilecek.

Her iki otomobilin motor seçeneklerinde de değişim yok. İki araç da 3.6 litre hacimli v6 veya 5.7 litre hacimli v8 üniteyle alınabiliyor.

Hyundai i10 1.0 Style


Hyundai'nin yaptığı ek yatırımlar sonrasında kapasitesi 200.000 araca ulaşan İzmit fabrikası yeni bir modelin üretimini sevinçle karşıladı. Güney Kore merkezli üreticinin minik hatchback modeli i10'un ilk nesil modelleri Hindistan ve Malezya'da üretilse de artık o da Türkiye'nin yerlisi.

Tasarım anlayışı her geçen gün daha da Avrupai hale gelen Hyundai'nin i10'da da bu trendi sürdürdüğü görülebiliyor. İddialı donanım seviyesiyle potansiyel müşterilerin dikkatini çeken üretici bu özelliğini yeni nesil i10'da da korurken küçük hacimli motor seçenekleri de vergi avantajı sunuyor. Bakalım yeni yerlinin giriş modeli üreticinin diğer araçları gibi avantajlara sahip mi.


Dış Mekan


Hyundai'nin giderek daha da köşeli hale gelen dış tasarımlarına i10 ile bir yenisi eklenmiş. Asya merkezli otomobil üreticilerinin yuvarlak hatlarından Avrupalıların keskin çizgilerine geçiş yapan otomobilin bu halinde Avrupalı tasarımcıların katkısı büyük. Sinirli bir görünüme sahip ön kısımda köşeli farlar ve tamponda yer alan altıgen hava girişi dikkat çekerken kalınlaştırılmış yan koruma çıtaları, küçük stoplar ve tamponlarda bulunan arka sis farları gözden kaçmıyor.

Giriş modelde kullanılan siyah renkli yan aynalar ve kapı kolları yaratılan kontrast sayesinde kötü görünmeseler de 14 inç çaplı sac jantlar ve bunları kaplayan jant kapakları için aynı şeyi söylemek güç. Kısa tampon tekerlek mesafelerine sahip olan i10'un bagaj kapağının üst kısmı da küçük bir spoiler şeklinde tasarlanmış.

3.665 mm boya, 1.660 mm genişliğe ve 1.500 mm yüksekliğe sahip olan aracın aks mesafesiyse 2.385 mm olarak açıklanıyor.


İç Mekan


Güney Kore ziyaretim sırasında fark ettiğim şeylerden birisi de kardeş firmalar Hyundai ve Kia'nın ortak platform kullanan araçları arasındaki tasarım farklılığı oldu. Hyundai modelleri daha yuvarlak hatlara sahipken aynı araçların Kia logolu kardeşlerinde daha köşeli tasarımlar görmek mümkündü. Otomobile sportif bir hava katan bu tip detayların şık durduğunu Hyundai de görmüş olacak ki yeni nesil modellerde tasarım anlayışında açık bir yakınlaşma yaşanmış.

Kia Cee'd'den alınmış gibi duran direksiyon simidi ve Picanto'yu hatırlatan orta konsolu araca daha dinamik bir hava katarken gövde rengiyle uyumlu alınabilen döşemeler hem daha kaliteli hem de daha şık bir duruş sergiliyor. Kapı içlerinde araç büyüklüğüne göre geniş sayılabilecek cepler bulunuyor. Ön kapılarda yer alan ceplerin içine büyük şişeler bile sığıyor.


Merkezi kilitle dört elektrikli cam ve yan aynaların kumandaları şoför kapısına alınırken far yükseklik ve konsol ışıklandırma şiddeti ayarlarıyla ESP devre dışı bırakma düğmeleri direksiyonun soluna eklenmiş. Şık görünümlü direksiyon simidinin üzerinde ses sistemi ve yol bilgisayarının kumanda düğmeleri yer alırken gösterge tablosu, büyük karakterleri sayesinde rahatça okunabiliyor.

Orta konsolun iki yanında yuvarlak havalandırma ızgaraları yer alırken bu ikilinin arasında ses sistemi kumanda elemanları ve daha aşağıda yuvarlak yapılı havalandırma düğmeleri yer alıyor. Direksiyon simidinin yakınına yerleştirilen vites kolunun önünde bulunan büyük saklama gözünün üst kısmına USB ve Aux çıkışları ile 12 Volt elektrik soketi eklenmiş.

Ön koltuklar arasına iki bardaklık ve irili ufaklı saklama gözleri yerleştiren Hyundai bu bölüme de bir 12 Volt soketi eklemiş. Üç kafalığa sahip olan arka koltukların sırtlıkları katlanarak 252 litre hacimli bagaj büyütülebiliyor.


Konfor


Hyundai'nin en küçük otomobilinin baz versiyonunda konfor aramak çoğumuzun aklımıza gelmese de aracın başarılı donanımı insanın yüzünü güldürüyor. Orta seviyeden biraz daha sert bir süspansiyon sistemine sahip olan i10'un 65 yanaklı lastikleri darbelerin iç mekana iletilirken sönümlenmesine yeterince yardımcı oluyor. Yolları belli vitesler yumuşak sayılabilecek debriyaj pedalı sayesinde kolayda değiştirilebiliyor.

Test aracım baz donanımlı olsa da ilk etapta insanın düşünebileceği çoğu donanıma sahipti. Style paketinde standart olarak dört elektrikli cam, elektrikli yan aynalar, klima, MP3 çalabilen, USB ve Aux girişlerine sahip ses sistemi, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, yol bilgisayarı, yokuş kalkış desteği ve vites değiştirme uyarısı sunuluyor.

Aşırı yumuşak olmayan süngerlere sahip olan koltuklar uzun yolculuklarda sorun çıkarmayacak yapıya sahipken arka kısımda sunulan diz ve baş mesafeleri dış boyutlar göz önünde bulundurulduğunda oldukça başarılı. Rüzgar sesi başarılı şekilde izole edilirken yol gürültüsü, yükselen süratle birlikte içeriye girmeye başlıyor. 3 silindirli motorun sesiyse beklediğimden çok daha iyi bir şekilde bloke edilmiş.


Sürüş


Minik i10'un direkiyonuna geçenlerin yüksek performans beklemesi pek mantıklı değil. 3 silindirli ve 1 litre hacimli motorun ürettiği 66 beygir güç ve 95 Nm tork bir tonluk ağırlığa rağmen etkileyici bir ataklık sunmuyor. 5 vitesli manuel şanzımanın da bu durumda yapabileceği çok şey yok.

Asıl üzücü olansa i10'un daha yüksek performansı kaldırabilecek bir yapıda olması. Spektrumun sert tarafına alabileceğimiz süspansiyon sistemiyle, 175/65-14 ölçüsündeki ince yapılı ve kalın yanaklı lastiklerine rağmen başarılı bir denge sunan aracın ani manevralara verdiği tepkiler başarılı. Ön koltuklarda sunulan yan destekler de virajlarda vücudun savrulmasını engelleyebiliyor. Direksiyon sistemi şehir kullanımı öncelikli tutularak yumuşak olarak ayarlanmış olan i10'un gaz pedalı, güç eksikliği yüzünden çok çekici olmasa da fren ve debriyaj pedallarının dozlanması çok başarılı.

Sportif araçlarda görev yapanlar gibi ayarlanan fren pedalı strok kullanımının başında güçlü bir frenleme sağlarken hafif sayılabilecek debriyaj pedalı da kavramayı dip pozisyonda yapıyor. Bu özellikler performans öncelikli araçlarda görmeye alıştığımız şeyler olduğundan i10'da biraz yadırgansa da kendilerini evlerinde hissetmeleri için bir turbo besleme yeterli olacaktır.

0'dan 100 km/s sürate 14.9 saniyede ulaşabilen otomobilin maksimum sürati de 155 km/s olarak açıklanıyor. Yoğun fakat sürekli akan trafikte tüketim değeri 5.5 litre/100 km seviyesine düşürülebilen test aracının düşük gücü, otoyol sürüşlerinde tüketimin yükselmesine neden oluyor. Test sırasında elde ettiğim 6.4 litre/100 km'lik ortalama da bunu yansıtıyor.


Fiyat/Donanım


Hyundai i10'un ışıldadığı bölüme geldik. 28.490 TL fiyatıyla ülkenin en ulaşılabilir otomobillerinden olan aracın standart donanımında elektrikli dört cam ve aynalar, CD ve MP3 çalabilen, USB ve Aux girişleri sunan ses sistemi, çok fonksiyonlu direksiyon simidi, klima, ESP, yokuş kalkış destek sistemi, lastik basınç uyarısı, yükseklik ayarlı hidrolik direksiyon, katlanabilir arka koltuk sırtlıkları, gövde rengiyle uyumlu döşemeler ve yol bilgisayarı bulunuyor.

Diğer birçok modelde olduğu gibi bu araçta da opsiyonel donanım sunmayan Hyundai şehir kullanımını göz önünde bulundurarak 4 ileri vitesli otomatik şanzımanı 3.500 TL farkla satıyor. Hyundai i10'u otomatik şanzıman, 1.2 litre hacimli motor ve Elite donanımıyla satın almak isteyenlerse 34.990 TL'yi gözden çıkarmalı.


Sonuç


Türkiye'ye yapılan ciddi ek yatırımın ardından İzmit'te üretilmeye başlayan i10 şehir içi kullanımı için tasarlandığından bu işte çok usta. Giderek daha Avrupai tasarımlara imza atan markanın bu modeliyle elde ettiği görünüm de Avrupalı rakipleri arasında sırıtmamasını sağlıyor. Donanım konusunda da cömert olan otomobilin asıl ilginç olan yanı motor performansının yanında neredeyse göz kamaştıran yürüyen aksamı.

Hem daha yüksek performans hem de otomatik şanzıman rahatlığı yaşamak isteyenleri de düşünen Hyundai aynı aracın daha da zengin donanımlı 1.2 otomatik versiyonlarını da satmaya başladığından başarılı satış rakamlarına ulaşma şansı çok daha yüksek. Merak edenler için bu aracı da gelecek aylarda teste alacağım.


Fotoğraflar

Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.