27 Temmuz 2013 Cumartesi

MINI John Cooper Works Countryman


BMW'nin alt markalarından olan MINI, 2001 yılında yeni nesil yüzünü gösterdiğinde Avrupa pazarında retro tasarım anlayışının yükselişini de başlatmış oldu. Firmanın temkinli bir şekilde ilerlediği bu dönemin ardından ikinci nesil modeller ve bu araçların çeşitlemeleri de sırayla bizlerle tanışmaya başladı.

Daha önce testini yaptığım Coupé ile birlikte üzeri açılan versiyonu Roadster, daha çok sportif tat almayı isteyen müşterileri hedeflerken Clubman ve Countryman gibi araçlar da aileleri hedef almaya başladı. Paceman ile büyümeyi sürdüren MINI gamının en büyük ve kasası için konuşursak en güçlü modelini sizler için test ettim.


Dış Mekan


MINI markasının yeni nesil modellerde en çok dikkat çeken özelliği geçmişe göndermeler yapan tasarımı. Üç kapılı MINI modellerini andıran detaylarla bu özelliğini koruyabilen Countryman bir de John Cooper Works logosuna sahip olunca dikkatleri üzerine çekmesi uzun sürmüyor.

4.133 mm boya, 1.789 mm genişliğe ve 1.549 mm yüksekliğe sahip olan aracın gövde ölçülerinde diğer Countryman modellerine göre farklılıklar olsa da 2.595 mm'lik aks mesafesinde değişiklik yok.

Üç kapılı kardeşinin hormonlu bir versiyonuna benzeyen aracın dört bir yanında yer alan John Cooper Works logoları sportif köklerini ele veriyor. Cooper S modellerinde de kullanılan ek hava girişlerine sahip ön tamponunun altına plastik splitter ekleyen MINI kaputun üstünde bir bombeye yer vermiş.

Siyah gövdeyle kontrast oluşturan kırmızı renkli tavan ve yan aynalara kapılar, kaput ve bagaj kapağında yer alan kırmızı şeritler eşlik ediyor. 18 inç çaplı jantların da bir kısmını siyaha boyayan MINI yan etekleri de kalınlaştırmış. Krom paketine sahip olan test aracında camların alt kısımları, far, stop ve ön panjur çerçeveleri kromajlı.

Arkadan bakıldığında da dinamik bir görünüm sunan otomobilde oldukça kalın çıkışlara sahip egzoz sistemi, difüzör ve spoiler gibi detaylar bulunuyor. Konu detaylardan açılmışken JCW logolu fren kaliperlerinin de kırmızıya boyandığını belirteyim.


İç Mekan


MINI Countryman modellerinin iç mekan görünümü kardeşlerininkinden çok farklı değil. Metal görünümlü kapı kolları ve cam açma düğmelerine sahip olan kapılarda ince uzun gözler bulunuyor. Üç kollu direksiyon simidinde John Cooper Works logosu ile hız sabitleme ve ses sistemlerinin kumanda düğmeleri bulunurken vites değiştirme kulakçıkları da bu bölgede yer alıyor.

Yuvarlak hava ızgaraları metal görünümlü çerçeveye sahip olan otomobilin devir göstergesi direksiyon simidinin arkasında bulunurken hız göstergesi orta konsolun üzerinde yer bulmuş. Büyük çaplı göstergenin içerisinde bilgisayar, ses sistemi ve araç bilgilerini gösteren renkli ekran görülebilirken devir saatinin içerisinde bulunan küçük dijital ekranlardan sürat ve yol bilgisayarı verilerinden bazıları takip edilebiliyor.

Orta konsolda yer alan ses sistemi kumandalarının Harman/Kardon tarafından sağlanan hoparlörlere bağlı olduğunu hatırladıktan sonra daha aşağıda MINI logosu şeklinde dizilime sahip havalandırma sistemi kumandalarını görebiliyoruz. Daha aşağıda, DSC, merkezi kilit, sis farları ve aracın spor modunu kumanda eden düğmeler bulunurken kapaksız gözler ve iki bardaklık biraz daha altta kullanıma sunulmuş.

Vites kolunun hemen arkasına eklenen araç bilgisayarı kumanda düğmeleri ve ilginç tasarımlı el freni kolunun altında USB ve Aux girişleri dikkat çekerken raylar üzerinde kaydırılabilir MINI logolu küçük göz şık bir ayrıntı. Oval görünümlü ön kol dayanağı yükseklik ayarlı olan araç bu bölümde kapalı bir göz de sunuyor.

Ambiyans ışıklandırmasının rengini değiştirmeye de olanak veren MINI'nin arka koltuklar için 13 cm ileri-geri kaydırılma olanağı sunmasıysa değişkenliği olumlu etkilemiş. Daha önce BMW X1'de karşıma çıkan 40:20:40 oranlı katlanabilen ve açıları değiştirilebilen koltuk sırtlıkları 350 litre hacimli bagajın koltuklar yatırılmadan 450 litreye büyüyebilmesini sağlıyor.


Konfor


Şehirler arası yolculuk yapacağım bu aracı almadan aklımda soru işaretleri vardı. Daha önce Cooper S donanımlı Coupé'nin sportif sertliğini gördükten sonra daha da dinamik bir donanım olan John Cooper Works ile böbrek taşları düşürmeyi bekliyordum fakat gerçekler çok farklıydı.

Süspansiyonu ortanın bir parça üzerinde sertliğe sahip olan araç sportiflikle konfor arasındaki dengeyi başarılı bir şekilde yakalamış. 6 ileri vitesli tam otomatik şanzımanının geçişleri neredeyse hiç hissedilmeyen JCW Countryman sunduğu cruise control sayesinde uzun yol konforunu daha da artırmış.

Yan destekleri başarılı olan koltuklarda bel destek ayarının olmadığını görmemle yine karamsarlığa kapılmış olsam da yaptığım 2.000 km sonrasında belimde en ufak sorun olmaması sırtlıkların başarısını gösteriyor.

Ambiyans ışıklandırmasının farklı renklerde seçilebilmesi hoş bir dokunuş olarak gösterilebilirken başarılı ses sisteminin direksiyon üzerinden kumanda edilebilmesi de kolaylık sağlıyor.

Konu konfordan açılmışken arka koltuklara değinmeden de geçmek istemem. Yükseklik ayarı dışında neredeyse ön koltuklar kadar değişkenlik sunan arka koltuklarda oturanlar çift parçalı sunroof sayesinde daha da ferah bir yolculuk geçirebiliyor. Bu arada sunroof aralık pozisyondayken hem ön hem de arka parçanın yukarıya doğru açı almasının güzel bir özellik olduğunu belirteyim.

Yol gürültüsünü iç mekana aşırı şekilde iletmeyen otomobilde daha çok hoş bir egzoz sesi duyuluyor. Dik A sütunlarına sahip bir araç için rüzgar gürültüsü de kabul edilebilir seviyede olan bu MINI'nin renk seçiminde dikkatli olunmasında yarar var. Geniş cam yüzeyleri, siyah renkli iç ve dış mekanla birleştiğinde yaşam alanı çabuk ısınan otomobilin kliması, sıcak bölgelerde sürekli en yüksek performans verdiği ayarlarda çalışmaya zorlanıyor.


Sürüş


Konfor seviyesini bu kadar övdüğüm John Cooper Works donanımının sportiflikten kayıplar verdiği sanılmasın. Çok dengeli ayarlanmış süspansiyon sistemi ile 225/45-18 ölçülerine sahip lastik ve jantların birleşimi zaten hoş bir birliktelik olarak görülürken bir de dört tekerlekten çekiş sisteminin standart olarak sunulması aracın ani şerit değişim performansını etkileyici seviyelere taşıyor. Çok zorlandığında önden kayma eğilimi gösteren JCW Countryman ESP kapatma ve Sport düğmesini de donanımında sunsa da bu ikilinin kullanımı pist şartları dışında çok da gerekli değil.

Sport modu ile daha da yüksek devirlerde vites değiştiren aracın direksiyon hareketlerine verdiği tepkiler de beğenimi kazandı. Metal pedal seti ve yere sabitlenen gaz pedalı gibi sportif dokunuşlara da sahip olan otomobilin otomatik şanzımanı vites kolundan veya direksiyon simidi üzerinden kontrol edilebiliyor.

Etkileyici bir egzoz sesine sahip olan JCW Countryman çoğu aracın aksine direksiyon simidi üzerinde bulunan her iki kulakçıkta da vites küçültme ve büyütme özelliği sunuyor. Kulakçıklara bastığınızda vites küçülürken çektiğinizde vites büyüyor.

Turbo beslemeye sahip 1.6 litre hacimli motoru 218 beygir güç ve overboost ile birlikte 300 Nm tork üretebilen 1.505 kg ağırlığa sahip John Cooper Works Countryman 6 ileri vitesli otomatik şanzımanıyla 0'dan 100 km/s sürate 7 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 223 km/s olarak açıklanıyor.

Klima sürekli açık konumda uzun yolda inanılmaz sabırlı olabilirseniz ortalama yakıt tüketim değerini 7.5 litre/100 km civarına çekebileceğiniz aracı sürekli bu şekilde kullanmayı düşünüyorsanız size Cooper veya Cooper D Countryman modellerini öneririm. Gaz pedalı üzerine gelen en ufak ek basınca vites küçülterek cevap veren otomobili performanslı kullandığınızda tüketim ortalaması rahatlıkla 12 litre/100 km'nin üzerine çıkıyor. 2.000 km sonunda elde ettiğim 9.9 litre/100 km ortalamasıysa çoğu sürücünün ulaşabileceği bir değer.


Fiyat/Performans


Standart donanımla fiyatı 43.000 Euro civarında olan MINI John Cooper Works Countryman'da DSC, DTC, sportif ayarlı süspansiyon sistemi, far yıkama sistemi, 18 inç çaplı jantlar, ısıtmalı ve elektrikli dış aynalar, JCW aerodinamik paketi, elektrokrom iç ayna, piyano siyahı iç mekan kaplamaları, sportif sürüş modu, sis farları, otomatik klima, yağmur sensörü ve iç mekan aydınlatma paketi standart donanımda sunuluyor.

Test aracında bulunan opsiyonlar ve fiyatlarıysa şöyle: Metalik siyah gövde rengi 403 Euro (+vergiler), vites değiştirme düğmelerine sahip sportif direksiyon simidi 67 Euro (+vergiler), 6 ileri vitesli otomatik şanzıman, yolcu koltuğu yükseklik ayarı, ön kol dayanağı ve arka park sensörü paket halinde 1.500 Euro (+vergiler), Bi-xenon farlar, elektrikli katlanan aynalar ve elektrikli panoramik cam tavan paket halinde 1.350 Euro (+vergiler), ek eşya saklama alanları 92 Euro (+vergiler), kırmızı renkli gövde grafikleri 252 Euro (+vergiler), Harman/Kardon hoparlörler 714 Euro (+vergiler), beyaz renkli sinyaller 50 Euro (+vergiler).


Sonuç


MINI markası beni şaşırtmaya devam ediyor. Cooper S Coupé'nin sert sportifliğinin tadını aldıktan sonra karşıma çıkan John Cooper Works Countryman beklenen sportifliği sunmakta zorlanmazken görselliğe çok önem veren bu tip bir araçtan beklenmeyecek konfor ve değişkenliği de yolcularına hediye ediyor.

Hem fiyatı hem de yakıt tüketimi yüksek bir otomobil olsa da güçlü motorunun keyfine varırken verilen farka değdiğini hissedebiliyorsunuz. Zaten istediğiniz yüksek performans değilse MINI aynı aracın daha düşük fiyatlı seçeneklerini de sunuyor.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

4 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Haberi geldi de testi için biraz daha vakit lazım.

      Sil
  2. Onur bey selam,
    sizce orta sınıf bi alman premiumdan sonra binilecek bi araba mı countryman jcw?
    Şunu söyleyeyim,hiçbir mini merakı olmayan bi adamken countryman ilgimi çekti,borusan'da countryman s versiyonunuda test ettim çok hoşuma gitti birazcık küçük olsada.
    Ama s değil jcw alınacak olsa mesela,insan pişman olur mu? yada kullanımı sürüşü genel hissi filan biraz daha açıklayabilir misiniz lütfen

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sürüş zevki veren bir araçtı bu. Memnun kalıp kalmamak tamamen araçtan beklentiye bağlı. Önceki araçtan alınan zevkten büyük ihtimalle çok farklı olacaktır. Özellikle de dört tekerlekten çekiş sistemi yoktuysa sürüş dinamikleri farklılaşacak. Yalnız benim çok zevk aldığımı belirteyim.

      Bir de önceki araç Diesel olarak seçildiyse tüketim bel bükecektir. O konuda uyarabilirim özellikle.

      Sil