14 Mayıs 2013 Salı

Hyundai Elantra 1.6 CVVT Tune


Güney Kore merkezli otomobil üreticisi Hyundai'nin son yıllarda gelişimi şaşkınlık içerisinde izleniyor. Uzun süre eski GM platformları kullanarak ürettiği otomobillerin ardından atağa kalkan firma günümüzde farklı pazarlar için farklı otomobiller üretme politikası güdüyor.

Bu politikanın sonucunda ortaya çıkan ve Avrupa pazarına yönelik bir model olan i30 CW'yu geçtiğimiz aylarda test etmiştim. Daha sonra kullanma fırsatı bulduğum ve daha global bir model olan Veloster markanın sportif yanını yansıtırken Elantra ile C segmentine bir sedan daha katılmış oldu.


Dış Mekan


Elantra'ya dışarıdan bakıldığında i30 ailesinin bazı detaylarını görmek mümkün olsa da bu aileden farklılaşan bölümler de bol. Şişkin çamurluklar, yan aynalar ve farlar i30'dan aynen alınmış gibi dururken ön panjur ve sis farlarında farklılaşmalar görülüyor. Kalın bir arka tampona sahip olan otomobilin stopları da farları gibi yanlara doğru uzatilmiş.

4.530 mm boya, 1.775 mm genişliğe ve 1.445 mm yüksekliğe sahip olan otomobilin aks mesafesi 2.700 mm olarak açıklanıyor. 16 inç çaplı jantları bir boy küçükmüş gibi görünen Elantra'nın bagaj hacmiyse 485 litre. Özellikle ön çapraz açıdan görünümü Honda Civic'i andıran otomobilin kromajlı kapı kolları Amerikan tüketicisinin hoşuna gidecek detaylardan. Bu arada Kuzey Amerika pazarında zorunlu olan çift arka sis farının simetrik görünüme olumlu katkı sağlaması sevindirici.


İç Mekan


Hyundai'nin tipik dalgalı çizgilerinin kullanıldığı iç mekanda açık renkli döşemeler kullanılması hem ferahlık hem de şıklık açısından olumlu. Metalik görünümlü plastik kaplamalarla da zenginleştirilen kokpit mavi ışıklandırmayla aydınlatılıyor. Aracın iç mekanında Avrupalı tüketicilere ilginç gelecek bazı donanım ve tasarım detayları mevcut. Bütün kapı içi ceplerine bardaklık ekleyen Hyundai yakıt deposu ve bagaj kapağı açma düğmelerini sürücü koltuğunun altına yerleştirmiş.

Bu sınıfta bulunan bir araçta standart olarak sunulması sevindirici olan üç boyutlu navigasyon sistemi büyük bir dokunmatik ekrana sahip. Beyaz aydınlatmalara sahip yol bilgisayarı i30'da olduğu gibi üç boyutlu ekrana sahip olmasa da verdiği bilgiler aynı. Başarılı bir ses sistemine sahip olan Elantra'nın ilginç özelliklerinden bir diğeri de arka koltuk yolcularına farklı müzik dinleme olanağı sunması.

Çift bölgeli otomatik klima ve ses sisteminin büyük düğmeleri şık bir tasarıma sahipken Amerika pazarını mutlu edecek diğer bir özellik de saklama gözleri olarak sayılabilir. Orta konsolun iki yanında kapaksız birer göz bulunurken zigzaglı yola sahip vites topuzunun önünde bulunan kapaklı göz oldukça büyük. İçerisinde çakmak ile USB, iPod ve Aux portları bulunan bu bölmenin ardından vites topuzu arkasında yer alan iki bardaklık ve bir kapaksız göze geçiliyor. Ön kol dayanağının altında saklı hacimse şimdiye kadar gördüklerimin en büyüğü.

Koltukları oldukça geniş zeminli olan otomobilin önde sunulan hacmi C segmenti seviyesinde olsa da arkada sunulan diz ve omuz mesafeleri etkileyici. Arka koltuklarda üç adet kafalık ve üzerinde çift bardaklık bulunan ortada kol dayanağı sunuluyor. 485 litre hacimli bagaj hacmini genişletmek için arka koltuk sırtlıklarını, bagaj içerisinde bulunan kumandaları kullanarak açmak ilginç bir özellik olarak dikkat çekerken bagaj kapağı üzerinde bu bölümü açmaya yarayan bir düğme olmamasında da Amerika etkisi seziliyor.


Konfor


Elantra, gerek donanım gerekse süspansiyon performansı olarak konforlu sayılabilecek bir otomobil. Süspansiyon sistemi orta sertlikte olan aracın geniş yanaklı lastikleri yoldaki bozuklukları iç mekana süzerek verirken özellikle rüzgar sesinin içeriye alınmaması olumlu.

Açık renkli iç mekan döşemelerinin yanında standart olarak sunulan elektrikli sunroof da ferahlığa olumlu etki ederken navigasyon sistemi, rahat koltuklar, çift bölgeli klima ve çok fonksiyonlu direksiyon simidi konforu artıran donanımlar arasında sayılabilir. Bu arada ilginç olacak ama Elantra'nın sahip olduğu otomatik silecekler de şimdiye kadar gördüklerim arasında en başarılı çalışma performansına sahip olanları.

Zigzaglı yolları biraz eski görünümlü olsa da geçişleri çok başarılı olan otomatik şanzıman 6 ileri vitesli. Manuel vites değiştirmeye de izin veren şanzıman çok aceleci olmasa da sarsıntısız geçişlerle özellikle şehir içi trafiğinde görevini başarılı şekilde yapıyor.

Park manevralarını da kolaylaştıran donanımlara sahip Elantra, i30'da sunulan ön park sensörlerini barındırmasa da arka sensörler ve geri görüş kamerası başarılı bir şekilde görev yapıyor.


Sürüş


Hyundai Elantra sportif bir otomobil değil. Zaten bu şekilde bir iddiası da bulunmuyor. Amerika'da 1.8 litre hacimli motorla da satılan aracın Türkiye'de, aşırı yüksek vergi oranları nedeniyle sadece 1.6 litre hacimli motoruyla görebiliyoruz.

Yere sabitlenen gaz pedalı, derine yerleştirilen hız ve devir göstergesi ile manuel kullanıma izin veren otomatik şanzımanı sportif dokunuşlar olsa da yan destekleri yüksek olmayan koltuklar, orta sertlikte direksiyon sistemi, ince yapılı ve plastik kaplı direksiyon simidi, 205/55-16 ölçüsündeki lastik ve jantlar ve orta sertlikteki süspansiyon sistemi daha çok konfor ağırlıklı sürüşe yönelik donanımlar.

17 inç çaplı jantlar ve i30'da sunulan seçilebilir sürüş modlarıyla daha eğlenceli hale getirilebilir olan Elantra'nın kaputunun altında görev yapan ünite 132 beygir güç, 158 Nm tork üretebiliyor. 6 ileri vitesli tam otomatik şanzımanıyla 0'dan 100 km/s sürate 11.6 saniyede ulaşabilen otomobil 195 km/s maksimum sürate ulaşıyor.

Direksiyon sistemi yol bozukluklarını sürücüye başarıyla aktarırken yol tutuşta ilginç davranışlar görülüyor. Ani kırılan direksiyonla birlikte önden kayma eğiliminde olan Elantra geniş virajlarda zorlandığında arkadan kayıyor. Standart olarak sunulan ESP'nin çabuk devreye girmesiyse tehlikeli durumların önüne geçebiliyor.

Otoyol kullanımında çok sakin kalabilen sürücüler 6 litre/100 km ortalamasını görebilseler de performanslı kullanım ve şehir trafiğine girildiğinde test ortalaması 9.4 litre/100 km'yi buldu.


Fiyat/Donanım


Hyundai'nin en sevdiğim özelliklerinden birisi araçlarında opsiyon sunmaması. Üst donanımlı araçlarda her şey standart olarak bulunuyor. Manuel şanzımanla 49.400 TL fiyatla satılan Tune donanımı otomatik şanzımanla 52.400 TL'ye sizin olabiliyor.

Tune donanım paketinde elektrikli sunroof, arka park sensörleri, dokunmatik ekrana sahip navigasyon ve DVD oynatıcı, SD kart yuvası, AUX, USB ve iPod bağlantılarına sahip ses sistemi, Bluetooth bağlantısı, çift bölgeli otomatik klima, ekonomik sürüş göstergesi, yağmur sensörü, elektrikli katlanabilir yan aynalar, ön, yan ve perde hava yastıkları, kromajlı dış kapı kolları ile ön ve arka sis farları standart olarak sunuluyor.


Sonuç


Amerika ve Rusya gibi sedan araçların başarılı olduğu büyük pazarlar için üretilen Hyundai Elantra bu sayede Avrupalı tüketicinin alışık olmadığı donanımları barındırıyor. A.B.D.'de i30'un Elantra GT adıyla satıldığını düşünürsek model adının aslında ne kadar önemli olduğunu da görebiliriz. Şehir sürüşü için birebir konfor donanımlarına sahip olan aracın i30'dan daha az "Avrupalı" olduğuysa şüphe götürmez bir gerçek.

Büyük pazarları öncelikli olarak ele alan Hyundai bu ülkelerde benzin fiyatları oldukça düşük olduğundan Elantra'nın Diesel versiyonunu sunmuyor. Bu nedenden ötürü sedan pazarı olan Türkiye'de uygun fiyatına rağmen i30'dan az satılan aracın kaderini başarılı otomatik şanzımanı ve zengin donanımı da değiştiremiyor.


Fotoğraflar ve Video


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz. İlk test videosu da yakında burada olacak.

12 yorum:

  1. Başarılı bir test daha, tebrik ederim. Aracın tasarımında farlar çok ön planda bence, özellikle arka tarafta stop lambaları bütüne oranla çok iri görünüyor.

    YanıtlayınSil
  2. devran döndü, önceden tasarımının esamesi okunmazken artık avrupa markaları birbirini taklit ediyor ama hyundai özgün tasarımla ortaya çıkıyor.

    YanıtlayınSil
  3. hocam kullandığınız araç sanırım Tune modeli. Bu modelde deri direksiyon yok bir hata oldu sanırım.
    Elantra'da full paketin ismi prime plus'tı ve ileri geri hareket edebilen sürücü kol dayama, hız sabitleyici, deri direksiyon/vites, anahtarsız çalıştırma, yarı deri koltuklar ve alüminyum alaşımlı pedallar vardı. sonra full modelin ismi Tune oldu, bu saydıklarımın hepsi kaldırıldı ve navigasyon ile sunroof getirildi. şu an hala insanlar prime plus arıyor bayilerde kaldıysa kapmak için.

    YanıtlayınSil
  4. Yıllardır takip ederim blogunuzu, bana göre 'benim diyen' otomobil dergilerinden daha başarılı, doyurucu, nitelikli incelemeler yapıyorsunuz. Dist. aramızı bozrız korkusuyla basın bültenini okumaktan başka bir şey yap(a)mayan tv programlarını saymıyorum bile.

    Video incelemesi bambaşka bir olay, ama ben aynı kalite standardını video mecrasında da sürdüreceğinize eminim, başarılar.. Takibe devam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Video biraz acemice oldu ama o da zamanla iyileşecektir.

      Sil
  5. kompakt sedanlarda en cesur tasarımlardan biri elantra herhalde. hyundai büyüdü de araba yapmayı öğrendi.

    YanıtlayınSil
  6. tasarım ve hatta iç kabin,konsol olarak gelişim kaydetmiş ve başarılı. yalnız 132 beygirlik araç nasıl olurda 0 dan 100 e 11.6 sn de ulaşır. biraz beygir israfı yapılmış . birde yakıt sarfiyatı bu kadar fazla olmamalı. bence markanın sonraki adımı bu teknik veriler üzerine olmalı . tasarım ve donanım olarak güzel ama teknik veriler açısından geride kalmış bir araç...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her iki sorun da atmosferik beslemenin cilveleri. 132 beygir güç kötü olmasa da turbo beslemeyle hem daha düşük devirde alınabiliyor hem de torku neredeyse 100 Nm artırılabiliyor. Durum böyle olunca da tüketim değerleri ve hızlanma süreleri düşüyor.

      Sil
  7. arkadaşlar tamam turbo diyorsunuz da onların da motor ömürleri kısa oluyor...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Malzeme biliminin gelişmesiyle artık büyük bir sorun olmuyor motor ömrü. Turbo beslemeli motorlarda yine en kısa ömürlü parça turbo ortalamalara bakarsak ki onun bile ömrü temiz kullanımda oldukça uzun.

      Sil
  8. araç iyide, hissetirmeden kaldırılan donanımlar kötü olmuş, bu sınıftaki araçta CC, kolçak gibi donanımlar standart olmalı, hiç bir donanımında xenon far olmamasıda çok daha vahim ...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Makyajla birlikte geliyor çoğu donanım. Amerika ağırlıklı bir pazarı olduğundan Avrupa müşterisine hitap eden bir donanım paketi yok şu anda. Dokunmatik navigasyon ekranı olup direksiyon simidi deri olmayan araç satmazlar zaten Avrupa'da.

      Sil