20 Mart 2014 Perşembe

Chrysler 200 2.4 LX


Genelde testlerimde piyasaya yeni çıkmış veya satışa sunulmasının üzerinden çok uzun zaman geçmemiş otomobiller görsek de arada bir bu alışkanlığımı bozduğum oluyor. Daha önce Ford Focus RS ve Volkswagen Routan ile bir değişiklik yaptığımı hatırlayanlar olacaktır. Şimdiyse yeni nesil modelleri iki ay önce gün yüzüne çıkan Chrysler 200'ün hala satışta olan versiyonuna göz gezdireceğim.

Chrysler markasının en küçük aracı olsa da Avrupa pazarında Lancia markasının orta büyüklükteki cabriolet  modeli Flavia'nın ikizi olan 200'ün ilk nesli, 2010 yılında üretimden kaldırılan Sebring'in temelleri üzerine geliştirildi. 2014 yılında ikinci nesli tanıtılan otomobil, Fiat'ın liderliğinde geliştirilen ilk Chrysler modeli olarak karşımıza çıkacak.


Dış Mekan


Sade bir dış görünüme sahip olan 1. nesil 200'ün ana hatları Sebring'e oranla daha yuvarlak olsa da genele bakıldığında bu aracın etkileri de görülebilmekte. Damla şekilli farlar, tampona doğru inen ön panjur ve az da olsa kullanılmış krom süslemeler ön bölümü özetlerken yanda gövde renkli aynalar, jant kapaklarına sahip 17 inç çaplı jantlar ve arka kapıların gerisine yerleştirilmiş 200 logoları dikkat çekiyor.

En farklı bölümü arkası olan otomobilin bombeli tavanı kalın bir C sütunuyla tamamlanırken bagaj kapağı düz ve kısa bir yapıya sahip. Stopları bagaj kapağı üzerine taşan aracın bu bölümünde büyük bir Chrysler amblemi bir de kromajlı çıta bulunurken tamponun alt kısmında da ince bir kromajlı kısım görülebiliyor.

4.869 mm boya, 1.842 mm genişliğe ve 1.483 mm yüksekliğe sahip olan otomobilin aks mesafesiyse 2.766 mm olarak açıklanıyor.


İç Mekan


Yaşam alanında da çok sofistike bir tasarım anlayışına sahip olmayan aracın kapılarında bulunan gözler çok geniş değil. Şoför kapı kolunda cam ve ayna kumandalarının yanında merkezi kilit düğmesine de yer verilirken bagaj açma düğmesi gösterge panelinin soluna yerleştirilmiş. Kapı kolları, orta konsol ve havalandırma ızgaraları çevresinde kullanılan kromajlı parçalar iç mekanı renklendirse de tavan dahil büyük bölümün siyah renkli olması bu bölümü biraz boğmuş.

Üç yuvarlak göstergeden oluşan gösterge panelinin önünde büyük bir göbeğe sahip, dört kollu ve çok fonksiyonlu direksiyon simidi dikkat çekiyor. Orta konsolda analog saat, diğer Chrysler modellerinden de tanıdığımız ses sistemi kumandaları, ESP ve flaşör düğmeleri, yuvarlak havalandırma kumandalarıyla üst kısmında 12 Volt soket yer alan kapaksız göz bulunurken vites konsolunda düz olmayan yola sahip vites kolu, ışıklandırmalı bardaklıklar, el freni kolu ve ileri geri kaydırılabilen kol dayanağı görülebiliyor. Bu kol dayanağının altında çift katlı büyük bir göz de yer alıyor.

Arka koltuklarında büyük bir konfor unsuru sunulmayan otomobilin bu bölümünde ayrı havalandırma ızgaraları bulunmuyor. Ön koltuk sırtlıklarında gözler bulunan aracın arka koltuk yolcularına iki adet sabit kafalık sunması Avrupa pazarı için pek kabul edilebilir olmasa da bardaklık entegre edilmiş orta kol dayanağının arkasında bulunan bagaja ulaşma kapağı hoş bir detay.

385 litrelik bagaj hacmi boyutlara oranla oldukça küçük olsa da arka koltuk sırtlıklarının asimetrik katlanabilmeleri sayesinde bu bölüm büyüyebiliyor.


Konfor


Aracın satıldığı yer Kuzey Amerika olunca konfor özelliklerinden beklentiler de artıyor. Özellikle kuzey batı bölümünde yol kalitesi çok da başarılı olmayan A.B.D.'de bu konuya verilen önem de Avrupa'da olduğundan farklı. Bütün bunlara rağmen yumuşak bir süspansiyon sistemine sahip olmayan otomobilin 225/55-17 ölçüsündeki lastikleri de ortalama yanak kalınlıklarıyla konfora yönelik değilmiş gibi görünüyor.

Bütün bunlara rağmen şaşırtıcı şekilde tok bir süspansiyona sahip olan 200 büyük çukurlardan hızlı bir şekilde geçerken bile rahatsız edici sarsıntı ve tıkırtılar çıkarmıyor. Yol yüzeyinde bulunan küçük çaplı dalgalanmaları da iyi emen sistemin ayarı Avrupa'da da yabancılık çekmeyecek türden.

Süspansiyon sistemi başarılı olsa da aynı şeyi donanım konusunda söylemek zor. En düşük donanım seviyesi olan LX'te elektrikli cam ve aynalar, hız sabitleme sistemi, direksiyon simidi arkasından kumanda edilen ses sistemi, klima ve bel destek ayarlı sürücü koltuğu dışında konfora yönelik bir aksesuar bulunmuyor.

Konfor konusu açıldığında öncelikli donanımlardan olan otomatik şanzımansa şüphesiz bu aracın da dikkat çeken özellikleri arasında sayılabilir. Sarsıntısız geçişlere sahip şanzımanın gaz pedalına cevap vermesi hafif gecikmeli. Manuel kumandaya sahip olmaması da şanzımanın zayıf yönlerinden.


Sürüş


Sertliği iyi ayarlanmış süspansiyon sistemi ve çok geniş yanaklı olmayan lastikleri sayesinde ani direksiyon hareketlerine beklenmedik tepkiler vermeyen otomobilin denge sorunu bulunmasa da direksiyon simidinin hissizliği dinamik sürüşlerden zevk alınmasını engelleyebiliyor. Virajlara hızlı girildiğinde de yolcuları bir sürpriz bekliyor. Geniş oturma alanlarıyla konfora yönelik olarak tasarlanmış ön koltukların yetersiz yan destekleri üzerindekileri yerinde tutmak konusunda başarılı değil.

Sınırlarda tepkileri sezilebilen otomobil zorlandığında önden kayma eğiliminde. ESP'nin erken devreye girmesiyle çok tehlikeli durumlardan kolayca kaçan aracın bu yardımcısı kapatıldığında da kontrol edilmesi zor değil.

Rüzgar sesi yalıtımı başarılı olan 200 yol sesi konusunda aynı başarıyı gösteremese de motor sesi rahatsız edici seviyelere ulaşmıyor. Gaz pedalına hızlı tepkiler vermeyen 6 ileri vitesli şanzımanın manuel modunun olmaması da olumsuz.

2.4 litre hacimli, 4 silindirli motoru 175 beygir güç, 225 Nm tork üretebilen test aracı 0'dan 100 km/s sürate 9.3 saniyede ulaşabilirken maksimum sürati 207 km/s olarak açıklanıyor. 1.550 kg boş ağırlığa sahip olan otomobilin otoyol kullanımında yakıt tüketim ortalaması 7.5 litre civarına düşüyor olsa da karma test tüketimi 9.2litre/100 km olarak gerçekleşti.


Fiyat/Donanım


Donanım konusunda çok iç açıcı olmayan aracın fiyatıysa dikkat çekici. 2. nesil 200'ün tanıtılmasıyla birlikte motor ve donanım özellikleri değişen araç, motor hacmine göre vergi almayan A.B.D. gibi bir ülkede ilginç durumlara düşebiliyor. Örneğin en düşük donanım paketli 200 şu anda sadece 3.6 litre hacimli v6 motorla 21.795 Dolar'a alınabilirken bir üst donanım paketi olan Touring 2.4 litre hacimli üniteyle 22.995 Dolar'dan sunuluyor.

Yakında yeni nesil modellerine kavuşacağı bilinen aracı bu motor ve donanım paketiyle 20.000 Dolar seviyesinin altına almak mümkün. Bu fiyata sunulan donanım seviyesinde elektrikli cam ve aynalar, hız sabitleme sistemi, direksiyon simidi arkasından kumanda edilen ses sistemi, klima ve bel destek ayarlı sürücü koltuğu bulunuyor.


Sonuç


Birinci nesil Chrysler 200, yerini aldığı Sebring'den daha başarılı bir otomobil olsa da Fiat'ın egemenliğine geçildikten sonra tanıtılan ikinci nesil modellerle arada çok fark olduğu da bir gerçek. Tasarım ve performansında insanı heyecanlandıracak öğeler bulunmayan test aracının Türkiye gibi pazarlarda sunulmuyor olması mantıklı bir seçim olarak değerlendirilebilir.

Türkiye gibi vergileri astronomik seviyelerde gezinen bir ülke için küçük hacimli motoruyla bile ulaşılması zor olan otomobilin A.B.D.'de 20.000 Dolar seviyesinde gezinen fiyatı ulaşılır olmasını sağlasa da düşük donanım seviyesinde bulunmayan bazı aksesuarların eksikliği okyanusun doğusunda hissedilebilir.


Fotoğraflar


Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme