15 Ağustos 2026 Cumartesi

Koenigsegg CCGT1


Koenigsegg de ilginç bir hikayeyle karşımızda. İsveçli üreticinin CC850 temelleri üzerine geliştirilmiş modeli CCGT1 ortaya çıktı. Model, 2007 yılında GT1 klasmanında yarışmak için tek örneği üretilen fakat klasmanın çerçeve değişimi nedeniyle yarışamayan CCGT'nin izinden gidiyor.

Ana hatları CC850 ile aynı olsa da daha agresif aerodinamik kitiyle öne çıkan modelde çok daha büyük bir splitter ve büyük olsa da açı ayarı sunan spoiler kullanılmış. Ön tampon köşelerinde ve yan eteklerin önünde kanatçıklara yer verilirken ön çamurlukların üzerinde hava çıkışları var. Burun ve çamurluklar çevresinde de birçok hava giriş ve çıkışı görülebiliyor.

Beş kollu jantları yine tek bijonlu olsalar da hafifletilen otomobilin arka jantları aerodinamik kapaklara sahip. Aracın tavanına da hava girişi ekleyen Koenigsegg spoiler arkasına dev bir fren lambası eklemiş. Arka tamponun altında daralma yaşanırken burada büyük difüzör çıkışı bulunuyor. Çift egzoz çıkışı da öne çıkan detaylardan.

Sökülebilir tavana sahip olan CCGT1'in iç mekan tasarımı da CC850'den alınmış olsa da orta konsolda farklılıklar var. Büyük dokunmatik ekranın üzerindeki havalandırma çıkışları konsol üstüne alınırken yerlerine şalterler gelmiş. Büyük bölümü analog olan gösterge paneli korunurken vites konsolu da yeniden tasrlanmış.

Çift turbo beslemeye sahip, 5 litre hacimli V8 motoru E15 ile 1.280, E85 ile 1.600 beygir güç üretebilen model sıralı şanzıman tarzında değişim sunan bir şanzımana ve 250 km/s süratte 800 kg yere basma kuvveti üreten aerodinamik kite sahip. 70 örneği bulunacak otomobilin tamamı şimdiden satılmış. Müşteriler ayrıca pist kullanımı için hidrolik lift, takla kafesi ve yangın söndürme sistemi gibi donanımlar da alabilecek.

McLaren McL 6GT


Bu yıl Monterey çok neşeli geçiyor. Birçok markanın tanıttığı süper otomobiller arasında manuel şanzımanların da geri dönüşüne şahit oluyoruz. Bu trendi izleyen McLaren de 60'lı yılların sonunda pistlerde görülen M6 GT'nin yeni çağa uygun halini sergiliyor.

Dik yerleşime sahip olan farları klasik yarışçıyı andıran otomobilin burnunda büyük bir hava girişi ve kaputta hava çıkışları yer alıyor. Tek bijonlu jantların önde kullanılanları hem ön hem de arkasında kanatçıklar sunuyor. Yukarıya doğru açılan kapıların arkasında, hem üst hem de alt bölümde hava girişlerine yer verilmiş.

Alçak ve geniş gövdesi arkadan bakıldığında daha da öne çıkan McL 6GT'nin motoru şeffaf bir kapağın altında yer alıyor. Sabit spoiler de şık bir şekilde gizlenirken oval tasarımlı LED stoplar ince bir yapıda. Büyük difüzör ve çift egzoz çıkışı da arkada dikkat çeken detaylar. Motor bölümünde Bruce McLaren imzası yer alırken kivi armaları gövdenin birçok yerine dağılmış.

Kaputu altında V8 motor kullanıldığı bilinse de aracın performans verileri henüz açıklanmış değil. 6 ileri vitesli manuel şanzımanı şık duran bir vites koluna sahip ve kabinde bol bol karbon fiberle Alcantara öne çıkıyor. Bu bölümde de kivi armaları ve altın renkli gaz pedalı dikkat çekiyor.

GMSV S1


Bundan bir yıl önce S1 LM'i tanıtıp insanları şaşkına çeviren Gordon Murray Special Vehicles şimdi de bu aracın yollara daha uygun seçeneğiyle karşımızda. Konfor seviyesi artırılan otomobilin kaputu altında yatan motorsa korunmuş. Aracın tasarımında McLaren F1'in izleri daha da çok görünmeye başlamış.

S1 LM'e nazaran daha büyük farlar ve daha küçük ön tampon hava girişlerine sahip olan otomobil tek bijonlu jantları korusa da tasarımları değişmiş. Splitter, yan etekler ve büyük spoiler de bu araçta sunulmuyor. Arka tamponu genişleyen S1'in difüzör çıkışıysa daha dar. Bu arada McLaren F1 stili otomatik spoiler de stopların hemen üzerine gizlenmiş.

İç mekanda 3 kişilik oturma düzeni korunurken deri döşeme ve kumaş çeşitleri donanıma eklenmiş. Gösterge panelinin çoğu dijital olsa da devir göstergesi analog bırakılmış. Direksiyon simidi hava yastığına, havalandırma çıkışlarıysa ızgaralarına kavuşmuş. 64 adetlik sınırlı üretimde kaçıncı araca sahip olunduğunu gösteren plaka da iç mekana eklenmiş.

Kaputu altında atmosferik emişli, 4.2 litre hacimli V12 motoru kullanan model 690 beygir güç, 500 Nm tork üretebiliyor. 12.100 d/d çevirebilen motorda Cosworth imzası var. 24 ayar altın ısı kalkanına sahip olan modelin süspansiyon sistemi de 10 mm yükseltilip biraz daha yumuşatılmış. 6 ileri vitesli manuel şanzımansa gücü arka aksa iletiyor.

Spyker C8 Preliator XXV


Spyker bir kere daha geri döndü. Yine C8 Preliator ismini kullanan yeni otomobilini tanıtan Hollanda merkezli üretici bu modelden sadece 25 adet üreteceğini de açıkladı. Eskiden olduğu gibi havacılık teması üzerine yoğunlaşan Spyker bu nedenle araç gövdesini alüminyumdan üretmeye devam ediyor.

Tipik Spyker tasarımına sahip olan modelin detaylarında görülen bakır rengi öne çıkan bir detay. Ön bölümde yer alan splitter, çamurluklar önüne eklenen küçük kanatçıklar, kaputta bulunan dengeleyici ve arka tampon altındaki difüzör çıkışı aeridinamik paketin unsurları. Aracın jantları önde 20, arkada 21 inç çaplı.

Çamurlukların önünde hava girişleri, arkalarında ve aracın burun kısmında da hava çıkışları gözden kaçmıyor. Tavana da bir hava girişi ekleyen Spyker camın altına gizlediği motorun hemen arkasına, yukarıya bakan egzoz çıkışları yerleştirmiş. Bu bölümde de havalandırma yarıkları görülebilirken LED stopların 3 boyutlu yapıları da öne çıkıyor.

İç mekanda da klasik tasarım anlayışı dışına çıkmayan Spyker bu bölümde analog göstergeler, deri döşeme ve Alüminyum parçalarla farklı bir hava estiriyor. Vites kolu tasarımı yine rakiplerinden hiçbirine benzemezken döşemelerin desenleri de bizleri klasik otomobilleri hatırlatıyor. Cam tavan sayesinde ferah görünen kabine yukarıya doğru açılan kapılardan ulaşılıyor.

Çift turbo beslemeye sahip, 4 litre hacimli V8 motoru 800 beygir güç, 1.000 Nm tork üretebilen otomobil 6 ileri vitesli manuel şanzıman ve arkadan itiş sistemine sahip. Hidrolik direksiyon ve mekanik limitli karmalı diferansiyele de sahip olan otomobil 0'dan 100 km/s sürate 2.9  saniyede ulaşabiliyor. 1.553 kg ağırlığa sahip olan modelin maksimum sürati 350 km/s. Brembo fren sistemindeyse 380 ev 356 mm çaplı diskler görev yapıyor.

Acura Nexera Vision


Acura 40. yaşını konsept bir coupé ile kutluyor. Çok büyük olmayan boyutlarıyla öne çıkan otomobilin kaputu altında nasıl bir motor kullanıldığı açıklanmamış olsa da özellikle kaput tasarımına bakarak tahmin yürütmek mümkün. Aracın geriye kalan detayları da dikkat çekici.

Zaten çok alçak olan kaputunda bir de büyük hava geçişi açılan otomobil markanın yeni aydınlatma imzasına sahip. Öne doğru çıkan tamponun büyük bölümü hava girişi olarak görev yaparken 22 inç çaplı jantlar tek bijonlu ve çift renkli. Önde yer alan marka logosu da aydınlatılan aracın kapıları yukarıya doğru açılıyor.

Arka bölüme geçildiğinde yüksek bir cam ve yüksekliği ayarlanabilen spoiler önümüze çıkıyor. Stopların tasarımı farların aynısıyken büyük difüzör çıkışıyla aydınlatılmış Acura yazısı dikkatlerden kaçmıyor. Ön çamurlukların arkasında hava çıkışları sunulurken yan eteklerin arkası da küçük kanatçıklara evriliyor. Araçta ayrıca Brembo marka frenler ve karbon seramik fren diskleri kullanılmış.

Kapıların üst kısmının da cam olması sebebiyle ferah bir kokpite sahip olan konseptin yüksek kaliteli gösterge ekranı ve U biçimli direksiyon simidi ilk göze çarpan detaylar. Karbon fiber koltukları zemine sabitleyen Acura pedallar ve konsolu ayarlanabilir yapmış. Nexera'nın koltukları arkasında büyük sayılabilecek bir depolama bölümü de bulunuyor.

Lamborghini Revuelto SV


Monterey bu yıl birçok "en" ile karşımızda. En güçlü seri üretim Lamborghini modeli de bunlardan biri. İtalyan markanın büyük Super Veloce ailesinin bir üyesi olan Revuelto SV, standart modelin sahip olduğu yüksek performansı bir adım daha yukarıya taşırken aerodinami konusunda kardeşine ders veriyor.

Agresif bir splitter ile donatılan yeni ön tampon farklı bir tasarıma kavuşurken yan eteklerin önüne deflektörler eklenmiş. Tek bijonlu jantlar önde 20, arkada 21 inç çaplı. Arka bölümünde de büyük bir spoiler ve elden geçirilen difüzör çıkışı sunan modelin yere basma kuvveti standart Revuelto'nunkinden %80 daha fazla.

İç mekanda büyük yenilikler sunulmasa da SV armalı, karbon fiber koltuklar, grafikleri yenilenen dijital gösterge paneli ve kırmızı renkli Pilota sürüş modu düğmesine sahip direksiyon simidi dikkatlerden kaçmıyor. Aracın 5 seviyeli çekiş kontrol sistemi bu bölümden kumanda ediliyor. Süspansiyon sistemi de sertlik ayarı sunuyor.

6.5 litre hacimli V12 motoru ve üç elektrik motoruyla toplamda 1.065 beygir güç, 1.425 Nm tork üretebilen otomobil 8 ileri vitesli, çift kavramalı şanzımana sahip. 0'dan 100 km/s sürate 2.4 saniyede ulaşan model 0-200 km/s deparını 6.7 saniyede tamamlarken maksimum sürati 345 km/s. Bataryası 7.3 kWh kapasite sunan modelin karbon seramik fren diskleriyse önde 420, arkadaysa 410 mm çaplı.

Ferrari CZ26


Şu sıralar Ferrari'nin özel üretim bölümü oldukça yoğun bir şekilde çalışıyor. SF90 Stradale temelleri üzerine geliştirilen CZ26 ile karşımıza çıkan İtalyan üretici, performansını koruyan otomobili bir Amerikalı koleksiyonerin satın aldığını açıklasa da fiyat konusunda bir yorum yapmadı.

Gövde tasarımı olarak bakıldığında temellerini paylaştığı modelle alakası kalmadığı söylenebilecek otomobilin aerodinamik paketi de yeniden çalışılmış. Bu kapsamda CZ26'nın tabanı bile yenilenmiş. Ön bölümde daha köşeli çizgiler hakim ve farlar da çok daha ince yapıda. Ön tamponun altında da daha agresif bir  splitter var.

Kaputta yer alan hava çıkışlarıysa yukarıya alınmış. Çift renkli jantlar 20 inç çaplı ve arka çamurluk üzerinde yer alan hava girişleri de daha köşeli. Motor üzerinde yer alan şeffaf bölüm biraz daha uzarken stoplar ince çizgiler haline gelmiş. Çift egzoz çıkışı korunsa da tamponun alt bölümünde yer alan difüzör çıkışı biraz daha sadeleşmiş.

İç mekanda kapı içlerinin tutacak bölümü ve altında kalan kısımları yeniden tasarlanırken karbon fiber ve Alcantara kokpitin birçok yerinde karşımıza çıkıyor. Kumaş kotuklara petek desenli elkentiler ve CZ26 armaları görülebiliyor. Aynı arma koltukların arasında ve orta konsolda da kendisini gösteriyor.

Güç ünitesi de değişmeyen aracın çift turbo beslemeye sahip, 4 litre hacimli V8 ünitesi 780 beygir güç, 800 Nm tork üretebiliyor. Bu üniteye eşlik eden elektrik motorlarından iki tanesi ön akstayken bir tanesi de 8 ileri vitesli, çift kavramalı, yarı otomatik şanzımanla içten yanmalı motor arasında yer alıyor. Elektrik motoru üçlüsünün ürettiği toplam güçse 220 beygir. 

Bu şekilde dört tekerlekten çekiş sistemine de sahip olan aracın şarj edilebilir hibrit sistemi 7.9 kWh kapasiteli bataryalarla 25 km elektrik menzili sunabiliyor. Üstelik bu durumda 135 km/s sürat yapabiliyor. 0'dan 100 km/s sürate 2.5 saniyede ulaşabilen modelin 200 km/s sürate ulaşması 6.7 saniye sürüyor. Maksimum süratse 328 km/s.

13 Ağustos 2026 Perşembe

Marc Philipp Gemballa Marsien GT


2021 yılında ortaya çıkan Marc Philipp Gemballa Marsien yeni bir versiyona kavuştu. GT isimli aracın ana hatları tanıdık olsa da detaylara inildiğinde farklılıklar ortaya çıkıyor. Sadece 30 örneği bulunacak olan otomobilin fiyatıysa Avrupa'da 770.000 Euro seviyesinden başlıyor.

Önden bakıldığında tamponunda daha geniş hava girişleri olduğu görülebilen modelin kaputunda da depo kapağı yer alıyor. Her iki tamponun da köşelerinde kanatçıklar yerine hava geçişleri sunan aracın tek bijonlu jantları önde 20, arkada 21 inç çaplı. Tavanına da hava girişi eklenen Marsien GT'nin Akrapoviç imzalı titanyum egzoz sisteminde dört çıkış var.

İç mekanında 992 kodlu Porsche 911 izleri bulunan araçta analog devir göstergesi ve bol bol Alcantara döşeme yer alsa da bu bölüm kişiselleştirilebiliyor. Modelin sınırlı üretim plakası vites topuzunun arkasında yer alırken karbon fiber koltuklar sabit sırtlık ve kafalığa sahip. Vites konsoluysa yine Carrera GT'de olduğu gibi yükseltilmiş.

Karbon fiber gövde panelleri sayesinde temellerini paylaştığı 911 Turbo S'ten 75 kg daha hafif olan aracın 830 beygir güç, 930 Nm tork üretebilen 6 silindirli, çift turbo beslemeli Boxer motoru ilerleyen zamanlarda 900 beygir gücünde bir kardeşe kavuşacak. 0-100 km/s hızlanma 2.5 saniyede tamamlanırken maksimum sürat 330 km/s.

11 Ağustos 2026 Salı

Rezvani Beast X


Rezvani Beast ailesi genişliyor. 2015 yılında tanıtılan roadster Beast X sabit tavanlı kardeşine kavuşuyor. Tanıdık bir modelin altyapısını kullanan otomobil görüntüsünden beklenen yüksek performansı sunmayı başarırken iç mekana geçildiğinde tanıdık sinyaller vermekten kaçamıyor.

Daha agresif bir aerodinamik kit sunan otomobilin ön tamponu dev bir splitter ve deflektörlerden oluşuyor. Yeni jant tasarımı da öne çıkan otomobilin yan eteklerinde de kanatçıklar bulunuyor. Arka çamurluklar önünde daha büyük hava girişleri sunan aracın arkasında da iki parçalı spoiler, bol bol hava çıkışı ve ortasında üçlü egzoz çıkışı yer alan difüzör görülebiliyor.

Tavanında hava girişi bulunan Beast X'in yukarıya doğru açılan kapılarından geçilen iç mekanındaysa Chevrolet Corvette detayları öne çıkıyor. Direksiyon simidinin üst bölümü kesilirken göbekte model adı yer alıyor. Kokpitte deri döşeme sunan modelin geri kalanında da Alcantara döşemeler görmek mümkün. Model adı kafalıklarda da yer bulmuş.

Sadece 5 örneği bulunacak Beast X'in kapbuğu altında Chevrolet Corvette E-Ray bulunuyor. Bu hibrit aracın 6.2 litre hacimli V8 motoruna bir çift turbo uygulayan Rezvani 1.582 beygir güç, 1.735 Nm tork elde edebilmiş. Karbon fiber gövdeye sahip olan otomobil dört tekerlekten çekişli ve 0'dan 100 km/s sürate 2 saniyede ulaşabiliyor.

Volkswagen Atlas Cross Sport

Temmuz ayında makyajlanan Volkswagen Atlas'ın daha sportif görünen seçeneği Cross Sport da değişimden payına düşeni aldı. Daha modern bir yüze kavuşan modelin kaputu altında da güçlenen bir motor bulunuyor. Otomobilin donanımında da geliştirmeler yapılmış.

Kardeşinin değişikliklerini kopyalayan otomobilde çok parçalı piksellere sahip LED farlar, aydınlatmalı logo ve farları birbirine bağlayan LED çıtalar hemen dikkat çekerken tamponun da hafifçe elden geçirildiği görülebiliyor. Çapları 21 inçe kadar çıkan jantların tasarımları yenilenirken kapı altı korumaları daha entegre bir tasarıma kavuşmuş. 3 yeni gövde rengi de donanıma eklenmiş.

Yan aynaları da yenileyen Volkswagen ön kapılarda yer alan süslemeleri de daha basit bir  R amblemine çevirmiş. Ön kapıların altına da "Cross Sport" yazılmış. Arka bölümde az da olsa incelen stoplar yine 3 boyutlu bir tasarıma sahipken aydınlatmalı logo ve LED çıta burada da görülüyor. Yeni arka tamponda sahte egzoz çıkışları yok olsa da gümüş renkli korumalar onların yerini almış.

İç mekanda dijital gösterge panelinin gölgeliği kaldırılmış ve dokunmatik ekran büyümüş. Yanlarda sunulan havalandırma ızgaraları artık tek katlı ve far kumandası da çevirmeli değil. Ahşap kaplama kullanımı azalsa da devam ederken vites selektörü direksiyon kolununa alınmış. Aracın donanımında 14 hoparlörlü Harman Kardon ses sistemi bulunuyor.

Ara konsolda artık iki tane kablosuz şarj istasyonu sunan Atlas Cross Sport burada çevirmeli sürüş modu selektörü ve aydınlatmalı bardaklıklar da bulunduruyor. Eskisinden çok daha sade bir tasarım sunan kapı içlerindeyse kapı açma kolunun cam kumandalarının önüne yatay bir şekilde yerleştirildiği görülebilyior. Nappa deri döşeme, masajlı ön ve hem ısıtma hem de havalandırmalı 2. koltuk sırası donanımda. 

Kaput altında kullanılmaya devam eden 2 litre hacimli, turbo beslemeli, benzinli motor artık 286 beygir güç, 350 Nm tork üretebiliyor. 8 ileri vitesli, tork konvertörlü şanzımanla donatılan Atlas önden veya dört tekerlekten çekişli olarak alınabiliyor.

10 Ağustos 2026 Pazartesi

Mitsubishi ASX VR-e


Mitsubishi ASX bambaşka bir yüzle tekrar karşımızda. Japon üreticinin yeni elektrikli otomobilinin teknik verileri açıklanmamış olsa da logosu haricinde her şeyini paylaştığı Foxtron Bria'dan farklı bir performans beklemek mantıklı olmayacaktır.

Tasarıma bakıldığında farklı jantlar ve logoların değişmesi haricinde Bria ile arada bir fark yokken iç mekanda da ana hatlar aynı. Bu bölümde de farklılıklar logolardan ve daha kaliteli görünen malzemelerden ibaret.